Zor Zamanda İhracata Daha Sıkı Sarılıyoruz
Manevi iklimini yaşadığımız Ramazan ayının ülkemize ve tüm İslam âlemine huzur ve bereket getirmesini temenni ediyorum. Ne yazık ki bu mübarek günlerde bölgemizde tansiyon yeniden yükseldi. ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla birlikte Ortadoğu ateş çemberine döndü.
Savaş ve çatışmaların en ağır bedelini sivillerin, özellikle de kadınların ve çocukların ödediğini yakın zamanda Suriye'de ve Gazze'de gördük. Bu nedenle en büyük dileğimiz, sağduyunun galip gelmesi ve bir an önce uzlaşma zeminine dönülmesi. Çünkü bölgesel gerilimler, insani dramların yanı sıra enerjiden lojistiğe ticaretin temel dinamiklerini doğrudan etkiliyor.
Şubat ayı ihracat verilerimiz, küresel şartların baskısı altında işimizin ne kadar hassas dengede ilerlediğini bir kez daha gösterdi. Geçen ay 21 milyar 65 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,6 artıdayız. Şubatta 14 sektörümüz ihracatını arttırdı, 12 sektörümüz ise ayı ekside tamamladı.
Burada altını çizmemiz gereken nokta şu: Son bir buçuk yıldır talep tarafında belirgin bir daralma yok. Aksine Avrupa Birliği'nde (AB) talep yeniden toparlanma eğiliminde. ABD'de de artış işaretleri görüyoruz. Ancak yüksek maliyetler nedeniyle fiyat tutturamadığımız için bu pazarlarda payımız azalıyor. Bizden doğan boşluğu rakiplerimiz dolduruyor. Talebin arttığı bir dönemde Türkiye'den alımların azalması bize çok net mesaj veriyor. Sorun büyük ölçüde fiyat rekabetinde. Yani tabloyu ağırlıklı olarak Türkiye'nin pahalı kalması belirliyor.
Rekabetçiliğin zayıflaması ve kâr marjlarının daralması ihracatı cazip olmaktan çıkarıyor. Bu durumu ilk kez ihracat yapan firma sayısının giderek düşmesinden de takip edebiliyoruz. Örneğin şubat ayında ilk kez ihracat yapan firma sayımız 950'de kaldı. Bu firmalar ihracatımıza 65 milyon dolarlık katkı verdi. Yeni firmalarımızın katkısı bizim için büyük önem taşıyor. Ancak bu pay giderek azalıyor. Son bir yıla baktığımızda şubatın, yeni firmalardan en düşük katkı aldığımız dördüncü ay olduğunu görüyoruz.
Birim ihracat değerindeyse, olumlu bir gelişme var. Şubatta yüzde 13 artan birim ihracat değerimiz, 1,7 dolarla son 5 yılın en yüksek ikinci rakamına ulaştı. Parite de ihracatımıza 1,2 milyar dolar katkı verdi. Parite olmasaydı şubat ayını yaklaşık yüzde 4 ekside kapatacaktık.
Biz sağlıklı ve sürdürülebilir büyümenin üretim ve ihracatla sağlanabileceğini her fırsatta dile getiriyoruz. Ancak 2025'te net ihracatın büyümeye katkısı olmadı. Aksine büyümeyi aşağıya çekti. 2025'in hiçbir çeyreğinde net ihracatın büyümeye katkı verememesini iyi analiz etmemiz gerekiyor.
Tabloyu tersine çevirmek ve ihracatın büyümeye katkısını güçlendirmek için TİM ve ihracatçı birlikleri olarak hedeflerimiz doğrultusunda sahada, pazarlarda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Şubatta ABD, Azerbaycan, Romanya, Fas, İspanya ve Filipinler dâhil 17 ülkede heyetlerimizi tamamladık. Bu ay Rusya, İspanya, Yunanistan, İngiltere, Kazakistan, ABD, Gana ve Mısır'da sektörel ve genel ticaret heyetleri gerçekleştireceğiz.
Zorlukların farkındayız. Buna rağmen üretim gücümüz, ihracatçımızın azmi ve yeni pazarlara açılma kararlılığımızla bu dönemi de geride bırakacağımıza inanıyorum.