Kalıcı denge için öncelikle sanayiyi desteklemeliyiz 

Türkiye'nin ekonomide yeni sanayileşmiş ülkeler arasına katılması, döviz dengesini kuracak bir sanayi ihracatına ulaşması ve orta gelir tuzağından çıkaracak bir sanayi üretim desenine sahip olabilmesi için sanayiye yönelik politikalar ve eylemler yeniden tasarlanmalıdır.

”Kendi” teknolojimiz         

Ülkelerin sanayileşmiş ülke statüsüne ulaşması için gerekli olan şartların başında ülkelerin kendi üretim ve ürün teknolojisine sahip olması gelmektedir. Türkiye'nin son iki yıldır ortaya koyduğu üretimde yerli ve milli olmak kavramı da benzer bir hedefi paylaşmaktadır. Ancak burada yerli ve milli üretim yapılırken eğer kullanılan üretim teknolojisi yabancı ise sanayileşmiş ülke statüsüne ulaşmak yine mümkün olamamaktadır. Bu nedenle yerli ve milli kavramı yerine kendi üretim ve ürün teknolojisine sahip olma hedefi daha doğrudur.

Önce mevcut sanayiye destek           

Sanayide dönüşümü yapacak olan büyük ölçüde yine mevcut sanayi olacaktır. Bu amaçla ilk adım olarak kamunun sanayi üzerindeki düzenleyici mevzuatı sadeleştirilmeli ve kamunun sanayi üzerindeki doğrudan ve dolaylı yükleri yeniden gözden geçirilmelidir. Sanayide dönüşümü sağlayacak sermaye için sanayide kaynak birikimi özendirilmelidir. Mevcut sanayinin rekabet gücünü olumsuz etkileyen başta çalışma ve iş hayatı düzenlemeleri olmak üzere faktör piyasalarında iyileşmeler sağlanmalıdır.          

Teşvik sisteminde revizyon

Türkiye'de mevcut yatırım teşvik sistemi sanayide istenen dönüşümün sağlanmasını sınırlamaktadır. Bu nedenle sanayide teşvik kriterleri yenilenmeli ve değer zincirleri ve kümelenmeler göz önüne alınarak kendi üretim ve ürün teknolojisi kullanımını öne çıkaran yatırımlar ayrıcalıklı olarak desteklenmelidir. Bir diğer önemli konu ise mevcut firmaların modernizasyon yatırımlarının teşvikidir. Mevcut firmaların verimlilik ve katma değer artışı getirecek modernizasyon yatırımları kapsamlı olarak desteklenmelidir.

Sanayi 4.0 için atlama taşı       

Türk sanayinde endüstriyel otomasyon, bilişim ve yazılım teknolojilerinin kullanımı ile dijitalleşme henüz sanayi 2.0 seviyesindedir. Sanayi firmaları büyük ölçüde küçük ve orta ölçeklidir. Firmaların eko-sistemleri de 4.0'a geçiş için yeterli değildir. Sanayi 4.0 ile uyumlu alt yapı ve insan kaynakları da sınırlıdır. Bu nedenle sanayide 2.0'dan 4.0'a geçiş için sanayi firmalarına kapsamlı bir destek programı uygulanmalıdır.         

Yeni nesil Kalkınma Bankası

Sanayi uzun vadeli, uygun maliyetli ve kendi para biriminden yatırımlarını finanse edecek bir finansman olanağı bulamamaktadır. Bu çerçevede Türkiye Kalkınma Bankası'nın yeniden yapılanması gündeme gelmiştir. Ancak mevcut düzenleme taslağındaki hali ile sanayinin dönüşümünde ihtiyaçları karşılayacak bir kalkınma bankası görülmemektedir. Türkiye Kalkınma Bankası gerçek anlamda yeni nesil bir endüstri bankası haline getirilmelidir.       

Yabancı sermayenin rolü

Günümüzde yeni sanayileşmiş ülkeler içinde yabancı sermayenin rolü açıkça belirlenmektedir. Güney Kore ve Tayvan gibi ülkeler daha çok kendi teknolojik gelişmeleri ile sanayileşmiştir. Meksika, Endonezya, Polonya, Vietnam gibi ülkelerde ise sanayileşmede yabancı sermayenin hızlandırıcı katkısı kullanılmaktadır. Türkiye'de halen sanayi ihracatının yüzde 40'nı yapan yabancı sermayenin sanayi dönüşümündeki rolü açıkça belirlenmelidir.

Son Söz: Ekonomide ve dış ticarette kalıcı denge için öncelikle sanayideki dönüşümü tamamlamalıyız.  

PAYLAŞ