“İhracatçıların, Türkiye ve Dünya ekonomisine dair olumlu beklentileri artıyor”


TİM'in her çeyrek düzenlediği İhracatçı Eğilim Araştırması'nın 2013-3. Çeyrek bulgu ve değerlendirmeleri açıklandı. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi yılın son çeyreği itibariyle Dünya, Avrupa ve Türkiye ekonomisine yönelik beklentilerin önceki çeyreklere oranla belirgin bir şekilde pozitif yönde olduğunu belirtti. Büyükekşi ayrıca ihracatçı firmaların ek istihdam yaratma ve yatırımlarını genişletmeye yönelik iştahının da hız kaybetmediğini vurguladı. TİM Başkanı Büyükekşi, ihracatçı eğilim anketi neticesindeki detaylı bulguları da açıkladı.

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, araştırma sonuçlarını şöyle değerlendirdi:

"Yılın 3. çeyreğinde ihracatçı firmaların diğer çeyreklere kıyasla üzerinde durdukları en önemli gerçekleşme girdi maliyetlerindeki artıştır. Bu dönem içerisinde TL'nin döviz karşısındaki değer kaybından girdi maliyetlerinin artışı olarak etkilendiklerini belirten ihracatçıların oranı %61,3 olarak tespit edilmektedir. Benzer trend, hammadde girdi maliyetlerinde de görülmektedir. İhracatçıların %41,1'i hammadde birim ithalat fiyatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yükseldiğini belirtiyor.

İhracatçı firmaların %42,9'u üretimlerinin, %48,4'ü ise ihracatlarının geçen yılın aynı dönemine göre arttığını belirtmişlerdir. Bu durum 3. çeyrekteki %10'luk mal ihracatı artış temposunu destekler niteliktedir. Yılın 4. çeyreğinde de bu temponun korunması öngörülmektedir.

Araştırmaya katılan firmaların %65,6'sı üretimlerinde kullandıkları hammaddelerin orijinlerinin yurtiçi olduğunu belirtmektedir. Yurtiçi hammadde kullanımın yılın önceki çeyreklerine göre artış göstermesi olumlu bir gelişme olarak dikkat çekiyor. Belli sektörlerde yurtdışı hammadde tedariğine olan ihtiyaç belirgin bir şekilde devam ediyor. Bu da ihracatın ithalatı dengelemesi ya da dış ticaret açığı açısından orta ve uzun vadeli planlar için önlem alınması gereken bir unsur olarak öne çıkıyor.

Yılın 3. çeyreğinde yeni pazarlara girebildiklerini belirten firmaların oranı %33,5'tir. Bu yöndeki trend takip edildiğinde 2013 yılının önceki dönemlerinde de benzer oranlar görülmektedir. Bu dönemde de Rusya en yüksek oranda hedef pazar olarak belirginleşmektedir. Hedeflenen pazarlarda A.B.D. ikinci sıradaki yerini korurken, Çin ve Brezilya 3. ve 4. sırada önem arz eden ülkeler olarak belirginleşmektedir. Bu çeyrekte 5. sıraya Irak pazarı yerine Afrika pazarının yerleşmesi bilhassa son dönemdeki jeopolitik gelişmeler sonrası ihracatçıların pazar çeşitlendirme gayretlerini destekliyor.

Yılın 3. çeyreğinde mevcut pazarlarda yeni müşterilerden sipariş aldıklarını belirten ihracatçıların oranı %64,5'tir. Bu bulgu, ilk ve ikinci 500 listesindeki firmalar nezdinde farklılık göstermemektedir. Bu dönemde rekabetçi fiyat sunamama (%56,9) ve hedef ülkelerdeki ekonomik sıkıntılar (%48) en sık karşılaşılan pazarlama sorunları olarak göze çarpıyor.

Temmuz-Eylül döneminde dış finansman talebinde bulunan firmaların oranı %41,8 olarak gerçekleşmiştir. İhracatçı firmaların %43,3'ü döviz risklerinden korunmak için herhangi bir araç kullanmadıklarını belirtmektedir. Aynı oran, ikinci 500 ihracatçı nezdinde %46,3'e, diğer firmalar arasında ise %48,9'a yükselmektedir. Öte yandan, döviz riskinden korunmak için döviz kredisi kullanan firmaların oranı %37,2, ‘forward' yaptığını belirten firmaların oranı ise %30,1'dir. İlk 500 firmalarında ‘forward' aracını tercih etme eğiliminin (%40,7), diğer ihracatçılarla karşılaştırıldığında belirgin oranda yükseldiği gözlemleniyor.

Döviz kuru riskine karşı herhangi bir araç kullanmama nedenleri arasında, döviz kurlarında artış beklentisi (%29,4), ithalatlarının da bulunması, dolayısı ile riskin dengelenmesi (%26,5) ilk 2 sırada beyan edilen unsurlardır. Araçlar hakkında bilgilerinin olmadığını belirten firmaların oranı ise %16,7 olarak tespit edildi. Bu açıdan algı ve farkındalığın arttırılmasına yönelik eğitim ve bilgilendirme faaliyetlerinin önemi gün geçtikçe artıyor.

2013 yılı 3. çeyrekte sektörde ortalama çalışan sayısı firma başına ortalama 7 personel artışı ile 159 olarak hesaplanmaktadır. Bu dönemde ikinci 500'de yer alan firmalarda mavi yakalıların sayısı 158'den 201'e yükselmiştir. Temmuz-Eylül döneminde çalışan sayılarının arttığını belirten firmaların çalışan istatistikleri şöyledir: beyaz yakalı %38,2, mavi yakalı %41,2,5, Ar-Ge %15,1. Ekim-Aralık döneminde yeni çalışan istihdam edeceklerini belirten firmaların eğilimleri ise; beyaz yakalı %30,4, mavi yakalı %35,7 ve Ar-Ge %11,7 olarak sıralanıyor. Firmalarımız 4. çeyrekte ortalama %1 istihdam artışı öngörüyorlar, bu da yaptığımız hesaplamalara göre ihracatçı firmaların 4. çeyrekte tahmini olarak 100.000 ek istihdam yaratacağını belirtiyor.

3. çeyrekte ihracatçı firmalarımızın %50'den fazlası yurtiçinde yeni yatırım yaptıklarını belirtiyorlar. Yeni yatırımlar içerisinde %25,3 ile yeni modernizasyon yatırımları öncülük ederken, bu yatırımları %23,6 ile kapasite artırımı ve %21,0 ile mevcut yatırımları modernize etmeye yönelik yatırımlar takip ediyor.

Bu dönemde firmalar piyasa beklentilerini bir miktar revize etmişlerdir. Yıl sonu USD / TL kur tahmini 2,02'ye; EURO / TL kur tahmini ise 2,70'e yükselmiştir. Enflasyon tahmini son gelişmeler ışığında %7,91'e yükselirken, 3. çeyrek büyüme beklentisi %3,4 olarak göze çarpıyor. İhracatçılarımız TİM olarak son dönemlerde vurguladığımız değerlere paralel şekilde, Dolar kurunda ideal seviyeyi 1,95, Euro'da ise 2,57 olarak görüyorlar.

2013 yılının son çeyreğinde, bir önceki çeyrekle karşılaştırıldığında sene sonu ekonomik gidişatın daha olumlu olacağını öngören ihracatçıların oranı gerek Türkiye, gerek Avrupa gerekse de Dünya ekonomisi için ortalama %10 artış kaydetmiştir. Bu neticeler, yılsonu itibariyle ihracatçıların daha pozitif bir ekonomik tablo beklentisinde olduğunu gözler önüne seriyor.

Bu bölümde son olarak ihracatçılardan önemli sorunlarını dile getirmeleri istenmiştir. İhracatçıların en önemli sorununun enerji maliyetleri (%60,9) olduğu görülmektedir. Diğer sorunlar sırasıyla, döviz kurları (%47,6), hammadde ve aramal fiyatları (%41,6), finansman maliyetleri (%41,6) ve istihdam maliyetleri (%41,2) olarak belirginleşmektedir. Önceki dönemlerle kıyaslandığında enerji maliyetleri, hammadde ve aramal fiyatları ile lojistik maliyetleri öncelikli sorunlar listesinde daha fazla yüzde kaydediyor.

İhracatçılarımız içerisinde takas kullananların oranı halen oldukça limitli olup, yalnızca %2,5'tir. Takas işlemlerini kulanan ihracatçıların %73 gibi önemli bir çoğunluğu bu işlemlerden önemli ölçüde faydalandıklarını belirtiyorlar.

Merkez Bankası'nın aldığı reeskont kredi limitlerinin artırımı kararına ihracatçılarımızın tepkisi olumlu olmuştur. İhracatçılarımızın %28'i halihazırda kullandığı bu yöntemi kullanmaya devam edeceğini, %14'ü daha yüksek miktarda kullanımı hedeflediğini sevindirici bir gelişme olarak %20'si ise henüz kullanmadığını ancak kullanmaya başlayacağını ifade ediyor.

Yurtdışı nakliyat işlemlerinde kullanılan taşımacılık yöntemleri incelendiğinde, ihracatçılarımızın %80,7 gibi önemli bir çoğunlukta karayolunu tercih ettiği, bunun da %65,1 ile deniz taşımacılığı ve %43,5 ile hava taşımacılığı tarafından takip edildiği gözlemleniyor.

Geçtiğimiz aylarda açıklanan demokrasi paketinin orta ve uzun vadede ülke ekonomisine olumlu katkılar yapacağına inanan ihracaçtıların oranı %47 iken, olumsuz etki öngören ihracatçılarımızın yalnızca %8 olması açıklanan demokratikleşme paketine yönelik olarak iyimser bir bakış açısı olduğunu gösteriyor.

Bu veriler ışığında Türkiye'nin, önümüzdeki dönemde ihracatçılardan aldığı güçle çok daha üst noktalara ulaşacağına olan inancımız tamdır. Dünya ekonomisi ve EURO bölgesindeki kademeli toplarlanmanın güçlendiği ve beklentilerin olumlu olduğu bu günlerde pozitif beklentilerin, Türkiye'nin 2023 hedeflerine ulaşmada büyük anlam taşıdığına inanıyoruz.”

 

 

CANLI DESTEK
Şu anda mesai saatleri dışındayız
Eğer bize mesaj bırakırsanız size en kısa zamanda yardımcı olabiliriz.