İhracat yeni yıla yüzde 5,6'lık artışla başladı: 11 milyar dolar

Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre Ocak ayında Türkiye'nin ihracatı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5,6 artışla 11 milyar 25 milyon dolar oldu. Ocak ayında en fazla ihracat yapan sektörümüz 1 milyar 491 milyon dolar ile otomotiv sektörü oldu. İkinci sırayı 1 milyar 406 milyon dolar ihracatla hazır giyim sektörü, Üçüncü sırayı ise 1 milyar 316 milyon dolarla kimyevi maddeler sektörü aldı. Ocak ayında ihracatını en fazla artıran sektör yüzde 199,8 ile zeytin ve zeytinyağı sektörü oldu.

Bu sektörü yüzde 49,2 artışla fındık, yüzde 45,8 artışla madencilik sektörü takip etti. İller bazında ilk 10 ihracatçı ilimiz arasında, Ocak ayında ihracatını en fazla artıran il yüzde 29 artış ile Gaziantep oldu. Gaziantep'i yüzde 24 artışla Denizli, yüzde 16 artışla Hatay izledi. Bu illerin arkasından ise ihracatını yüzde 9 arttıran Ankara ve Adana, yüzde 6 arttıran İstanbul, yüzde 3 arttıran Kocaeli ve İzmir, yüzde 2 arttıran Bursa geldi. Manisa'nın ihracatı yüzde 18 geriledi. Ocak ayında Afyon'un ihracatı ise yüzde 39 artış gösterdi.

Ocak ayında Bağımsız Devletler Topluluğu'na ihracatımız yüzde 23, Okyanusya ülkelerine yüzde 18, Afrika ülkelerine yüzde 16 artış gösterdi. Bildiğiniz gibi 2012 yılında AB ülkelerinde kan kaybı yaşadık. Geçen sene AB'ye ihracatımız yüzde 7 azaldı. Fakat Ocak ayında AB'ye ihracatımız yüzde 6 artış gösterdi.

Ülke bazında ise ihracatımız, İspanya'ya yüzde 16, İtalya'ya yüzde 7, Hollanda'ya yüzde 6, İngiltere'ye yüzde 5 ve Almanya'ya yüzde 1 artış gösterdi. Çok önem verdiğimiz bazı pazarlarda ise ihracatımız yükselişini sürdürüyor. Ocak ayında Irak'a ihracatımız yüzde 19, Rusya'ya yüzde 24, Çin'e yüzde 34 arttı. Güney Afrika'ya yüzde 279, Malta'ya yüzde 116, Libya'ya yüzde 59 ihracat artışı yakaladık. İhracatçılarımız yola emin adımlarla devam ediyor, ihracatımız hız kesmiyor.

Ocak ayı ihracat gerçekleşmelerini Afyonkarahisar'da Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu ile birlikte açıklayan TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, ekonomideki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.

ALTERNATİF PAZARLARDA YENİ AÇILIMLAR YAPACAĞIZ

2012'nin, dünya ekonomileri açısından oldukça zor bir yıl olduğunu kaydeden Büyükekşi, Ancak 2013 yılının ekonomik gidişat açısından daha olumlu sinyaller verdiğini, kademeli bir toparlanma sürecine girildiğini söyledi. Ancak, Dünya Bankası ve IMF'nin değerlendirme raporlarının, bazı önemli risklere işaret etiğini hatırlatan Büyükekşi, "Bu riskler nedeniyle Dünya Bankası 2013 yılında dünya ekonomisinin büyüme beklentisini yüzde 2,4'e, IMF ise yüzde 3,4'e düşürdü. Dünya ekonomisine yönünü çizen bu iki kurumun beklentisi arasında neredeyse yüzde 50 fark var. Bu büyük fark bile dünya ekonomisinin geleceği konusunda kafaların ne kadar karışık olduğunu ortaya koyuyor. Küresel büyümede Dünya Bankası ve IMF'nin bu endişesi bir yana, mali piyasalar cephesinde iyimserlik giderek artıyor. Sonuç olarak dünya ticareti için 2013 yılı daha olumlu koşullar barındırıyor. Biz de ihracatçılar olarak dünyadaki büyüme ve dış ticaret artışından alacağımız payı artırmak için çabalarımızı yoğunlaştıracağız. Daha pro-aktif davranıp, alternatif pazarlarda yeni açılımlar yapacağız.” diye konuştu.

KUR SAVAŞINA DİKKAT

Dünyada artan rekabetin, artık oyunun kurallarınını değiştirmeye başladığına vurgu yapan Büyükekşi Japonya, Avrupa Birliği, A.B.D. ve Çin gibi ülkelerin rekabetçi kur konusunda, çok daha dikkatli ve aktif davrandığına dikkat çekti. Büyükekşi şunları söyledi:

"Bu ülkeler, Ar-Ge'de, tasarımda, modada belirli noktalara gelmiş ülkeler. Demek ki tek başına inovasyon, tek başına Ar-Ge, tek başına moda rekabetçilik için yeterli değil. Paranız aşırı değerli olduğu zaman rekabet gücünüz aşınıyor. Kur seviyesinin de rekabetçi olması lazım ki, üretim ve ihracat döngüsü tamam olsun. Rekabetçi kur düzeyi, artık dünya ticaretinde var olmanın en önemli tamamlayıcı unsuru haline geldi. Artık, ihracatçılarımızın rekabetçi kur konusunda neden bu kadar ısrarcı oldukları daha iyi anlaşılıyor. Biz TİM olarak bugüne kadar bu konuda gösterdiğimiz hassasiyeti, bundan sonra da göstereceğiz. Karar alıcı otoritelerin de, dünyadaki bu gelişmeleri iyi analiz etmelerini ve buna göre davranmalarını temenni ediyoruz. "

HEDEFLERE İNOVASYON İLE ULAŞACAĞIZ

2013 yılı için 160 milyar dolar , 2023 için 500 milyar dolar ihracat hedefleyen Türkiye'nin daha fazla üretmeye, üretirken istihdam etmeye ve daha fazla katma değerli ürün ihraç etmeye ihtiyacı olduğunu anlatan Büyükekşi, bunun yolunun ise, Ar-Ge'den, inovasyondan, tasarımdan ve markalaşmadan geçtiğini belirterek şöyle devam etti:

"Kemal Tahir'in güzel bir sözü vardır; "Parmak kaşınan yeri gözden daha iyi görür” der. Biz bugün kaşınan yeri, hem parmağımızla, hem de gözümüzle görüyoruz: Ve inovasyon diyoruz… Türkiye olarak kalkınmamız için, Dış pazarlarda rekabet edebilmemiz için, İhracatımızın daha hızlı artması için, Türkiye'nin 2023 hedeflerine ulaşabilmesi için beş şeye ihtiyacımız var: Birincisi, siyasi istikrar… İkincisi, ekonomik istikrar… Üçüncüsü, inovasyon… Dördüncüsü, inovasyon, Beşincisi de, inovasyon… Evet inovasyon; üretimden, yatırıma, pazarlamadan, yönetime, markalaşmadan, tasarıma dek yaşamın her alanında başarının tek anahtarı. TİM olarak inovasyon konusunda yeni bir misyon üstlendik. Üstlendiğimiz misyonu, yaptığımız ve yapacağımız çalışmaları sık sık kamuoyu ile paylaşacağız.”

 

 

İlgili Fotoğraflar

CANLI DESTEK