İhracat ekimde de artışını sürdürdü: 11,9 milyar dolar

Türkiye'nin ekim ayı ihracatı geçen yılın aynı ayına göre, yüzde 1,5 artışla 11 milyar 865 milyon dolar oldu. Yılın ilk 10 ayında toplam ihracatımız ise yüzde 0,2 azalarak, 124 milyar 357 milyon dolar oldu.

Birlik kaydından muaf ihracat kalemleri hariç, net mal ihracatının ilk 10 aydaki kümüle artış performansı yüzde 5,2 oldu.

Son 12 aylık genel ihracatımız yüzde 1,7 artarak 150 milyar 716 milyon dolar oldu.

Ekim ayında ihracatını en fazla arttıran sektör, yüzde 68 artışla savunma ve havacılık sanayii oldu.

Bu sektörü, yüzde 47 ihracat artışıyla zeytin ve zeytinyağı sektörü, yüzde 40 artışla gemi ve yat sektörü takip etti.

Ekim ayında en fazla ihracatı, 1 milyar 751 milyon dolarla, otomotiv sektörümüz gerçekleştirdi. Bu sektörü, kimyevi maddeler ve hazır giyim sektörleri takip etti.

Ekim ayında, AB pazarındaki ihracat artışımız sürdü. AB'ye ihracatımız Ekim ayında yüzde 4 arttı. Ekim ayında BDT ülkelerine yüzde 10, Ortadoğu'ya yüzde 5, Okyanusya ülkelerine yüzde 3 ihracat artışı yakaladık. Afrika'ya ihracatımız yüzde 20, Kuzey Amerika'ya ise yüzde 14 düşüş kaydetti. Ekim'de ön plana çıkan ülkeler ise şunlar oldu:

Ekim ayında Suriye'ye ihracatımız yüzde 135, Malezya'ya yüzde 91, Birleşik Arap Emirliklerine yüzde 88, Litvanya'ya ve Pakistan'a yüzde 79,Yemen'e yüzde 49 artış gösterdi.

 

Türkiye'nin Ekim 2013 ihracat gerçekleşmelerini Çorum'da düzenlenen basın toplantısıyla açıklayan Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi, Türkiye ve dünya ekonomisi hakkında değerlendirmelerde bulundu.

 

Dünya ekonomisinin yılı yavaş büyüme ve kademeli toparlanma ile bitirdiğinin altını çizen Büyükekşi, "2013 küresel büyüme tahmini hem Dünya Bankası, hem IMF tarafından yüzde 2.3 olarak öngörülüyor. 2014 yılında ise küresel ekonomik toparlanmanın biraz hız kazanması ve küresel büyümenin yüzde 3 olması öngörülüyor. Dünya ticaretinin büyümesi ise halen zayıf seyrediyor, bu durağanlığa rağmen, hemen hemen dünyanın tüm bölgelerinden ağırlıklı iç talebe bağlı büyüme yönünde toparlanma işaretleri alıyoruz” diye konuştu.

Dünya çapında yaşanan küresel durgunluğu hatırlatan Büyükekşi şöyle devam etti:

"Çin Ekonomisi yılın 3. çeyreğinde bu yılki en iyi büyümeyi kaydetti ve yüzde 7,8 büyüdü. Bu büyümenin yarıdan fazlası yatırımlardan geldi. Ancak Çin'in ihracatı yavaşlıyor bu da yaşanan küresel durgunluğa bir kez daha dikkat çekiyor. Bu ortamda, Türkiye'nin mal ihracatının artmaya devam etmesini memnuniyetle karşılıyoruz.”

Türkiye Ekonomisi Büyüyor ve Yaşanan Tüm Olumsuzluklara Rağmen Mal İhracatı Artıyor

Türkiye ekonomisinde yaşanan gelişmeleri de değerlendiren Büyükekşi, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

EKİM 2013 İHRACAT VERİLERİ SUNUMU İÇİN TIKLAYINIZ

"Geçtiğimiz yıl Türkiye ekonomisinde dengeleme temel hedef olmuştu. Ekonomimiz 4.1 olan net ihracat katkısı ile yüzde 2,2 büyüyebilmişti. Bu yıl da hedefimiz, hem iç talep hem de ihracat bazlı, yani çift kanatlı büyümeydi. Ancak bu yıl ihracatın büyümeye katkısı arzuladığımız düzeye ulaşamadı. Buna rağmen ağırlıklı olarak iç talep etkisiyle yılın ilk yarısında ekonomimiz yüzde 3,7 büyüdü.

 

Geçtiğimiz ay içerisinde açıklanan 2014-2016 Orta Vadeli Programında 2013 için büyüme hedefi yüzde 4'ten yüzde 3,6'ya revize edildi. 2014 yılı için yüzde 4 olarak açıklandı. Genel anlamda baktığımızda 2023 hedeflerimiz ile pek eşgüdümlü değil. Orta ve uzun vadede ihracata dayalı büyümeye mutlaka daha fazla ağırlık vermemiz gerekiyor.

 

Programda ihracatta da aşağı yönlü revizyonlar yapıldı. 2013 ihracat hedefi öngörülerimize paralel şekilde, 153,5 milyar dolar olarak revize edildi. 2015 için ihracat hedefi 184, 2016 için ise 202,5 milyar dolar oldu. Fakat bizler müteakip iki senede OVP hedefinin üstünde bir ihracat rakamına ulaşacağımıza inanıyoruz. 2023 hedeflerimizden sapmamak için, yüzde 12'lik ihracat artış temposuna

geri dönmemiz gerekiyor.

 

2014-2016 programına göre ihracatta 2014 yılında yüzde 8,5, 2015 ve 2016 yıllarında ise yüzde 10,5 artış hedefleniyor. 2023 hedeflerine yönelik olarak, önümüzdeki iki yılda alıştığımız ihracat artış temposuna geri dönmeliyiz. Unutmamak gerekir ki son 10 yılda, ihracatta, ortalama yüzde 14'lük artış gerçekleştirmeyi başardık.”

"Türkiye İnovasyon Haftası Etkinliklerinin Startını Verdik”

Büyüme temposunu hızlandırmak ve ihracatımızı 2023 hedefleri ile uyumlu bir şekilde arttırmak için TİM olarak inovasyona büyük önem verdiklerini ve inovasyon konusunda Türkiye'de gündem oluşturma gayreti içerisinde olduklarını belirten Büyükekşi sözlerine şöyle devam etti.

 

"Geçen sene düzenlediğimiz Türkiye İnovasyon Haftası çok önemli bir organizasyon oldu. Geçen sene Türkiye ve dünyadan 47 farklı konuşmacıyı ağırladık. Etkinliğimize 16 Teknokent, 7 bilim ve teknoloji merkezi, Yurtiçinden 33, yurtdışından 24 olmak üzere toplam 57 üniversite katıldı. İhracatçı Birliklerimizin düzenlediği tasarım yarışmaları ve Ar-Ge proje pazarlarında başarılı olan 465 ödüllü projeyi sergiledik.

 

Bu sene 28-30 Kasım tarihleri arasında Türkiye İnovasyon Haftası'nı daha kapsamlı ve görkemli bir şekilde düzenleyeceğiz. Türkiye İnovasyon Haftası, inovasyonla ilgili Türkiye'de yapılan en geniş kapsamlı etkinlik. Yurtdışından gelen inovasyon guruları, öğrencilerin ufkunu açan konuşmalar yapacak. İnovasyon Haftası'nda birçok üniversite, bilim-teknoloji merkezi, ve tekno-kent projelerini, ürünlerini ve çözümlerini sergileyecek. Türkiye'deki inovasyon bilincinin yaygınlaşması için

önemli bir etkinlik olacak. Temennimiz, bu konudaki farkındalığın artması. Herkesin inovasyonun önemini kavraması. Tüm iş yapış süreçlerinde inovasyona öncelik tanıması.

 

İnovasyon Haftamızın basın lansmanını 4 Kasım'da İstanbul'da yapıyoruz. 4 Kasım'da konuşmacıları ve etkinliğimizin tüm detaylarını kamuoyu ile paylaşacağız. Bizler şimdiden bunun heyecanını yaşıyoruz. 28-30 Kasım tarihleri arasında aynı heyecanı yaşamak için sizleri de İstanbul'a bekliyoruz.”

"Yeni Anayasa Sürecini Yakından Takip Ediyoruz”

Yeni anayasa sürecini ihracatçılar olarak yakından takip etmeye devam ettiklerini bildiren Büyükekşi, bir süre önce ihracatçılarımızın yeni anayasadan beklentilerini ölçmek üzere bir anket çalışması yaptıklarını ve sonuçlarını kamuoyu ile paylaştıklarını söyledi. Büyükekşi konuşmasına şöyle devam etti:

 

"2012 yılında yaptığımız Yeni Anayasa Anket çalışmasında şu çarpıcı sonuç ortaya çıkmıştı.

İhracatçılarımızın yüzde 96'sı, Yeni Anayasa'nın girişim özgürlüğü ile yenilikçi ve rekabetçi ekonomi karşısında engel oluşturmayacak esneklikte olması gerektiğini ifade etti. Dolayısıyla Yeni Anayasa'da girişimcimizin önünü açacak, Türkiye'nin girişimci potansiyelini açığa çıkaracak düzenlemeler olmasını gerektiğine inanıyoruz. Her ne kadar yeni anayasa süreci, beklediğimizin altında bir hızla sürse de,

bu sürecin önemli olduğuna inanıyoruz.

 

Geçtiğimiz günlerde yeni anayasa çalışmalarında 4 partinin üzerinde uzlaştığı 60 maddenin yasalaşması gündeme geldi. Bu gelişmeyi son derece önemli buluyoruz. Temennimiz, üzerinde uzlaşılan madde sayısının artması ve Türkiye'nin yeni bir anayasaya en kısa sürede kavuşması yönünde. Bu anayasada girişimciliğin cesaretlendirilmesi ile ilgili maddelerin de bulunması en büyük dileğimiz.”

CANLI DESTEK