Markalaşma Serüvenine Nasıl Devam Edelim?
Tekstil sektöründe kalite macerası, dünya üzerinde yazılmış en önemli başarılardan biridir. Ancak aynı şeyi markalaşma için söylemem elbette mümkün değil.
“Büyümek, Büyük Olmak, Büyük Kalmak...”
Sözün özü, “İçerde şişman şirketlerle boğuşacağınıza, dışarda sağlıklı şirketlerle yarışın.” Müşteriniz sizi en az yönetim kurulunuz kadar iyi yönetir, bunu unutmayın. Yani boşu boşuna ‘yerel' büyüklerle uğraşmayın, büyük denizlere yelken açın.
“Yozlaşan Liberalizm Değil, Kapitalizm...”
“Yozlaşan liberalizm değil, kapitalizm...” Kavramları birbirine karıştırdıkça meselenin özünden uzaklaşıyoruz. Bu sebeple aklımdaki düşünce balonlarını düzene koyarak, bir akıl yürütmesi yapmaya karar verdim. Ve başlıyorum: Bir ülkede bankacılık sisteminin varlığı, o ülkede yaşanan olumsuzlukların düzeleceği anlamına gelmiyor maalesef. Eğer hukuki, sosyal ve siyasal yapının yanında alışkanlıklar da gelişmenin önünde engel ise bankalar ve banka harici finans kurumlarının varlığı; yaşanan olumsuzlukları hafifletmez. Aksine bazen ağırlaştırabilir. 2001 bankacılık krizi ile ABD, Güney Kore ve Tayvan'daki örnekler hep göz önünde bulundurulmalı. Geçtiğimiz dönemde devasa bankaların bile çöküşüyle krizin ciddi boyutlara ulaştığını, kredi ihtiyacının karşılanamaması sebebiyle reel sektörün çok ciddi tehlikelere maruz kaldığını gördük. Bu tip gelişmeler birçok ülkede iktidar değişikliklerine bile yol açtı.
"Dış Ticaret Sistemine Dokunmayan Reform Olmaz..."
Karmaşık bir gümrükleme sistemi üzerinde devam etmekte olan dış ticaretimizde 185 belgeyle gerçekleştirilen ithalat işlemleri, büyük ölçüde elektronik düzeyde devam etse de azımsanmayacak kısmı birçok bakanlıktan alınan fiziki belgelerle yürüyor.
“Bu Sefer Gençler İçin Yazdım...”
Aslına bakarsanız içinde bulunduğumuz bağlamsal kırılganlık, yetersizlik, ya da daha sert bir ifadeyle iflas olarak tarif edeceğimiz süreç çok uzun süre önce başlamıştı ancak Pandemi bunu oldukça belirgin hale getirdi diyebilirim.
Kripto Paranın Arkasında Kim Var?
Bir yatırım enstrümanının arkasında illa bir otoritenin olmasına gerek yok. Yatırımcılar bir enstrümana itibar ediyorsa; hacim, yatırımcı sayısı, tarihçesi, rakipleri gibi detayları inceleyerek karar vermek gerekiyor
Savunma İttifaklarından Ticari İttifaklara Geçmek Lazım
ABD tarafından açıklanan yaptırımların Savunma Sanayi çerçevesinde sınırlanması, aslında yine aynı çerçeveden çözüleceğini gösteriyor.
İhtiyaçlar Hiyerarşisi 2.0
Sürekli ekonomi yazmak yerine biraz da teknolojik gelişmelerden bahsetmek bana iyi geliyor. Geçenlerde Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisi ile tarif edilen dünyayı teknolojik ve dijital ihtiyaçlar hiyerarşisine çeviren bir çalışmayı okudum.
Kredi Notunun Kırılması Ne Anlama Geliyor?...
Türkiye'nin menfaatlerini korumak adına birçok cephede mücadele ederken, fazladan cephe açmamak için mutlaka karar alıcıların dikkat ettiği ekonomik kurumlarla diyaloğu güçlü tutmalıyız.
Aman Altının Altında Kalmayalım...
Bu süreçte yine Ayşe Teyzeler zarar görmediler, çünkü TL sayısız defa devalüe oldu. Gram/TL hep yükselişe devam etti. Altın yatırımı geleneksel halden "yapısal bir takıntı" haline dönüştü.”
"Doğru Merkez Bankacılığı Doğru İletişimle Başlar..."
Aslına bakılırsa Merkez Bankası'nın mevcut yönetiminin daha önceki yönetimlere göre piyasaları daha rahat okuduğunu, siyaseti ve diplomasiyi daha yakından gözlediğini ve sosyal gelişmeleri de daha doğru takip ettiğini söyleyebilirim.
Finans Cephesinde Son Durum...
Aktif Rasyosu uygulamasından sonra, bankaların kredi vermede neden tereddüt ettiği buradan da net olarak anlaşılıyor. Maliyetler olduğu yerde sayarken gelir tarafındaki düşüşün özel kuruluşlar için tolerans gösterilecek bir durum olmadığı aşikar. Buradan iki sonuç çıkacak gibi gözüküyor
Ekonominin Gücünü Ölçmek...
Büyümeci yaklaşımlar, arzu edilen ekonomik büyüklüğe ulaştıktan sonra refahın peşi sıra geleceğini iddia eder. Fakat, bunun tarihte pek fazla örneği olmadığını, aksine insan hakları, adalet, eğitim, kültür ve sanat, spor ve diğer toplumsal faaliyetleri merkezine alan, “ihtiyaçlarla ihtirasları birbirine karıştırmayan” bir ekonomik modeli uygulayan ülkelerde kalkınmanın sağlandığı ve refah artışının sürdürülebilir hale geldiği gözükmekte.
“Hangi Sektör Çabuk, Hangisi Yavaş Toparlanır?”
Dünya tüketiminin yüzde 33'ünü, ithalatın yüzde 17'sini yapan, dünya ekonomisinin yüzde 24'ünü oluşturan bir ülkeden söz ediyoruz. Amerika'nın daha önceki resesyonlardan kurtulma süreçlerine baktığımızda, 1998'den sonra dipten dönüş süresinin uzadığını görüyoruz. Fakat, dünyanın Merkez Bankası gibi davranan Fed'e sahip olan bir ülkenin çok geç olmadan ayağa kalkabileceğini söyleyebilirim. Dün de söyledim: Ben IMF kadar karamsar değilim. 
"İşi Doğru Yapmak mı, Doğru İşi Yapmak mı?"
Korona virüsü bizlere yönetim ve yönetişim arasındaki farkı gösterdi. Yanlış kurgulanmış bir işi doğru yapmaya çalışmanın fayda vermediği ortaya çıktı. Kurgulanmış tüm iş modelleri artık sorgulanır hale geldi. Kritik karar alıcı seviyede görev alanların, "işi doğru yapmak" değil "doğru işi yapmak" adına iş planı tasarlaması sonucunda dünyanın her yerinden kulakları tırmalayan sesler gelmeye başladı. Elbette kimse koronavirüsünün ortaya çıkacağını tahmin edemezdi. Ancak, koronavirüsünden önce de bıçak sırtında seyrediyorduk.
"Fed ne yaparsa yapsın dolar yükselecek gibi..."
Sadece 6-7 ayda euronun dolar karşısında yüzde 5'ten fazla değer kaybı anlamına gelen bu düşüş hareketinin 2018 yılının başında 1.24'ten başladığını belirtmeliyim. Yani 2 yıl önce euro cinsinden satılan malların dolar cinsinden ifadesi yüzde 15 daha yüksekti diyebilirim. 
“Faiz İnmese Daha İyi Değil Mi?” Diyenlere...
Yılbaşından beri sosyal medya ve televizyondan yaptığım yorumlarda, “en fazla 100 puan lütfen” dedim sürekli. Ancak faiz indirimi yapılmasının daha doğru bir davranış olacağını iddia edenler de vardı.
CANLI DESTEK