Türkiye'yi Geleceğe Güvenle Taşıyacak Projelere İmza Atıyoruz

Değerli Dostlar,

Yaşanan tüm zorluklara ve olumsuzluklara rağmen ihracatçılarımızın gösterdiği özveri, harcadığı emek ve verdiği mücadelenin kazanımlarını almaya başladığımızı görmek, 'Dış Ticaret Fazlası Veren Türkiye' hedefinde bizleri çok daha motive diyor.

Ocak-Mayıs döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 38,3 artışla 85 milyar 220 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Böylece Cumhuriyet tarihimizin en yüksek ilk beş aylık ihracatına imza atmayı başardık. Son 12 ayda ise 193,3 milyar dolar ihracat yaparak, yıllık ihracat hedefimiz olan 184 milyar doların üzerinde bir seviyeye eriştik. İnşallah, emin adımlarla yürüdüğümüz 200 milyar dolara hep birlikte ulaşacağız. Fakat bunun için artık alışkanlıklarımızı ve satış stratejilerimizi değiştirmemiz gerekiyor.

İçinde bulunduğumuz pandemi döneminde, iş yapış şekillerindeki değişime tanık olduk. Bu değişimin hem üretim süreçlerinde hem de tüketici davranışlarında devam edeceğine dair beklentiler oldukça yüksek. Bu da demek oluyor ki; değişimi doğru yönetenlerin öne çıkacağı ve küresel pazarda söz sahibi olacağı bir döneme hazırlıklı olmalıyız. Bu çerçevede Türkiye İhracatçılar Meclisi olarak geçen ay, ihracatçımızı geleceğe hazırlayacak iki önemli etkinliğe ev sahipliği yaptık. Bu etkinliklerden ilki; TİM çatısı altında oluşturduğumuz TİM Marka Konseyimizin basın lansmanıydı. Bu konuda izlenecek yol haritamızı, Türkiye'nin önde gelen marka kurucularının da katıldığı bir toplantı ile paylaştık. Konsey çatısı altında, markalarımızı uluslararası arenada güçlendireceğiz. Bunun sonucu olarak da ihracat birim değerimizi 2030 yılına kadar inşallah 2 doların üzerine çıkaracağız. Konsey sayesinde dünya ile yarışan marka sayımız artacak.

Pandemi sürecinde yatırım açısından bazı fırsatlar oluşmuştu ve pandemi sonrasında da hazır olanlar için yatırım fırsatlarının oluşabileceği belirtiliyor. TİM olarak firmalarımızın yabancı marka alması için teşvik sisteminin oluşturulması ve bankalarımızın bu konuda sanayicilerimize yardımcı olması için çağrımız olmuştu.

Artık bu talebimizin takipçisi TİM Marka Konseyimiz olacak. Marka olmanın önemini, pandemi sürecinde hep birlikte gördük. Eğer markaysanız, sektörünüz istediği kadar kırılgan gözüksün, her krizin üstesinden gelebilirsiniz. Markaysanız, tüketim rekor derecede daralsa dahi, toparlanma yine sizinle başlar.

Markaya Sürdürülebilirliği Ekliyoruz

İhracatta daha ileriyi hedeflemenin en önemli yollarından biri markalaşmaktan geçiyor. Dünyanın önde gelen marka değerleme kuruluşu Brand Finance tarafından yayımlanan Küresel İnovasyon Endeksi'nin 2020 sonuçlarına göre Türkiye, küresel marka değeri göstergesinde 49'uncu sıradan 44'üncü sıraya yükseldi. Firmalarımız markaya önem verdikçe ve markaya yatırım yaptıkça, küresel endekslerde çok daha yukarılara tırmanacağız. TİM Marka Konseyi ile de Küresel İnovasyon Endeksi Türkiye Görev Gücü'nün liderliğini üstelenerek, Türkiye'nin marka sıralamasında daha yukarılara taşıması için çalışmalar yürüteceğiz.      

Geçen ay gerçekleştirdiğimiz ikinci etkinliğimiz ise TİM Kadın Konseyi'nin öncülüğünde, “Dünyayı tüketmeden, dünya için üretiyoruz” sloganıyla hazırlanan 'TİM Sürdürülebilirlik Eylem Planı'mız oldu. Sürdürülebilirlik geçen yıllardır kapımızda duruyordu fakat son iki yıldır fabrikalarımıza hatta evlerimize kadar daha çok girmeye başladı. Yeşil kavramı, ham maddenin tedarikinden, nihai ürünün geri dönüşümüne kadar önemli hâle geldi.

Hükümetlerin küresel iklim kriziyle mücadele politikalarını güçlendirmesi ve düşük karbonlu ekonomiye geçiş planlarını açıklaması, şirketlerin bu konuda adımlarını hızlandırıyor.

Son dönemde sürdürülebilir finansman pazarında da ciddi bir hareketlenme olduğunu görüyoruz. Sürdürülebilir finansman ihraçları yılın ilk çeyreğinde 287 milyar dolara ulaştı ve yeşil tahviller ise yüzde 400 büyüdü.

Bu doğrultuda, TİM olarak Sürdürülebilirlik Eylem Planı ve yol haritamızı doğru zamanda kamuoyu ile paylaştığımıza inanıyorum. Planda yer alan 12 ana hedef ile sürdürülebilirlik noktasında ülkeyi markalaştırarak 'Her Alanda Sürdürülebilir Türkiye' hedefine ulaştıracağız. Türkiye'nin en önde gelen sürdürülebilir faaliyeti hiç şüphesiz ihracattır. Şimdi bu tecrübemizi ve disiplinimizi çevreyi korumaya aktarıyoruz.

Sürdürülebilir Değer Fazlası Vermeye Devam Edeceğiz

İklim değişikliği, artık gelecek nesillerin değil; bugün, doğrudan bizlerin sorunu hâline gelmiş durumda. 2018 yılında görevi devraldığımızdan beri, dış ticaret fazlası verdiğimiz Avrupa Birliği'nin ısrarla karbon nötr kıta olma hedefini dile getirmesi, ihracatımız için oldukça önemli bir gelişme. Kimsenin kuşkusu olmasın, ihracatçımız yeşil mutabakatla beraber, mutlaka sürdürülebilir değer fazlası vermeye devam edecektir.

TİM ve İhracatçı Birliklerimizle sürecin başarıyla tamamlanabilmesi adına var gücümüzle çalışıyoruz. Çalışmalarımıza yol göstermesi amacıyla TİM tarihinde ilk kez İklim Değişikliği Komitesi ve Kadın Konseyimiz bünyesinde 'Sürdürülebilirlik ve İklim' başlıklarında alt çalışma komiteleri oluşturduk. Enerji Yoğun, Kaynak Yoğun ve Tarım Sektörü ana gruplandırması ile üç farklı tarihte 'TİM Avrupa Yeşil Mutabakatı Farkındalık Toplantıları' gerçekleştirdik.

İhracatçı Birlikleri bünyesinde görev yapmakta olan personelimizin iklim değişikliği konusunda yeterliliğini artırmak amacıyla Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi iş birliğinde 'İklim Değişikliği ve AB Yeşil Düzen Eğitimi' düzenledik.

İSTKA proje çağrısı için ihracatçılarımızın sınırda karbon düzenlemesine uyum sağlaması amacıyla 'Sıfır Karbon Fasilitasyon Merkezi' proje başvurumuzu yaptık. COSME Programı 'Avrupa Hafif Sanayisinde İnovasyon ve Teknoloji' çağrısı kapsamında ihracatçılarımızın dijital, teknolojik ve yeşil dönüşüm adımlarını hızlandıracak bir proje başvurusu gerçekleştirdik. TÜBİTAK Ağlara Üyelik Desteği kapsamında Avrupa İklim Ağı'na üyelik için çalışmalarımızı tamamladık. İnşallah olumlu sonuçları bekliyoruz.

İhracatımız açısından yakaladığımız rüzgârı, çevremizi korumak ve ülkemizin katma değerini artırmak için yönetmek bizim elimizde ve bunu başarabilecek basirete sahip olduğumuzu hatırlatmak isterim.

 

CANLI DESTEK