Sınavı Başarılı Yürüttüğümüz Bir Dönem Oldu

“Dünya ticaretindeki hareketlenme, tedarikte yeni rota arayışları, piyasadaki izlenimlerimiz, günlük ihracat rakamlarında geldiğimiz nokta, bize hedefimize daha erken ulaşabileceğimizin cesaretini veriyor.”

Uluslararası kuruluşlar ve ekonomistler, ülke ekonomilerine dair öngörülerini açıklarken Türkiye'ye has bir özelliği şu ana kadar hesaba katmayı hep atladılar ve her seferinde şaşırtmaya devam ettiler. Hesaba katılmayan şey, ülkemizin sahip olduğu Milli Birlik Ruhu'ydu.Oysa ünlü iktisatçı John Maynard Keynes, bir ekonomistin biraz tarihçi, biraz siyasetçi biraz da filozof olması gerektiğini söyler. Özel olanı genel açıdan değerlendirip hem soyuta hem de somuta dokunması gerektiğine dikkat çeker. Keynes bir ekonomistin, şimdiki zamanı, geçmişin ışığında ve gelecek amaçlar için incelemesi gerektiğini söyler.

İşte ekonomistler ve kuruluşlar tarafından Türkiye, bu bakış açısıyla değerlendirebilseydi, Türkiye ekonomisinin tahminlerin ötesinde bir performans ortaya koyabileceğini öngörebilirlerdi. Bunu tüm dünyanın hazırlıksız yakalandığı pandemi sürecinde de test ettik. Krizlere alışkın bir ülke olarak, olağanüstü durumlarda hızlı reaksiyon alabilme yeteneği geliştirdik ve ihracatçılar olarak bu yeteneğimizi pandemi süresince de iyi değerlendirdik. Salgına rağmen dünya için üretmeye devam ettik. Güvenli bir liman olduğumuzu bir kez daha gösterdik. Haziran ayı ihracat verileri, mart-mayıs döneminde attığımız hızlı adımlar ve yaptığımız çalışmaların bir göstergesiydi. Bu başarının arkasında devletimizin son 20 yıldır yerlileşme politikasıyla oluşturduğu üretim gücümüzün de büyük katkısı var.

140 ÜLKEYE TIBBİ MALZEME VE MASKE DESTEĞİ YAPTIK

Mayıstaki toparlanma sonrası haziran ayındaki yaklaşık yüzde 16'lık artışı, Dünya Ticaret Örgütü 'nün (DTÖ) bu yıl için ciddi küçülme beklediği bir ortamda yakaladık. Bildiğiniz gibi DTÖ en iyimser senaryoda dahi dünya ticaretinde yüzde 13'lük bir daralma öngörüyor ve daralmanın yüzde 40'a ulaşması da ihtimal dahilinde. Bu ortamda ihracatçılarımızın yılın geri kalan aylarında da başarılı bir performans ortaya koyacaklarına inanıyorum. Çünkü yaşanan süreçte Türkiye'nin tedarikçi konumunu güçlendirdik. Dünya ticaretindeki hareketlenme, tedarikte yeni rota arayışları, piyasadaki izlenimlerimiz, günlük ihracat rakamlarında geldiğimiz nokta bize bunu söyletiyor. Pandemi sonrası ülkemize yönelen siparişler, bize bunu söyleme cesareti veriyor. Hatta belki 2020'nin ihracat hedefini bile revize etmeden yakalarız. Temmuz'da da gayet başarılı gidiyoruz, yine Cumhuriyet tarihi rekorlarını konuşacağız. Temmuzda geçen senenin çok yakınında bir ihracat yapacağız.2023 yılı ihracat geliri için hedeflediğimiz 226 milyar dolar ihracatı, süreci iyi değerlendirerek biraz öne çekmek için çalışıyoruz.

Özellikle sınır kapılarımızda uygulanan temassız ticaret ve ülkemizin dünyanın dört bir köşesine sağladığı tıbbi ürün yardımları, ülkemizin güvenilir tedarik kabiliyetlerine olan güveni artırdı. Salgın süreci boyunca 140 civarında ülkeye tıbbi malzeme, maske ve dezenfektan yardımı yaptık. Artık ciddi bir tıbbi malzeme ve maske üreticisi ve ihracatçısı konumuna geldik. Yılbaşından bu yana tıbbi malzeme alanında daha önce yapmadığımız 650 milyon dolarlık ihracat yaptık. Bu sektöre yönelik üretim ve ihracat yapan firma sayımız arttı ve bu kalemdeki ihracatımızı milyar dolara çıkarabiliriz.

YENİ İHRACAT KALEMLERİ OLUŞUYOR

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın, Brezilya'dan Somali'ye kadar birçok kıtada Türk malı solunum cihazlarının kullanıldığına dair yaptığı açıklama da bizleri gururlandırdı. Bu alan da bizim için yeni bir ihracat kalemi olacak. Bu süreç bize, sahip olduğumuz bilgi birikimiyle ihracat kalemlerimize katma değeri yüksek ürünler ekleyebileceğimizi de gösterdi ki ihracatımızı mutlaka çeşitlendirmemiz gerekiyor. Bildiğiniz gibi temmuz ayının sonunda Avrupa Komisyonu, güney Avrupa ekonomilerinin toparlanması için 390 milyar Euro'su hibe olmak üzere 750 milyar Euro'luk 'Koronavirüs onarım fonunu onayladı. İhracatımızın yarısını bu kıtaya yaptığımızı düşündüğümüzde bu destek paketinin mutlaka ihracat grafiğimize olumlu yansımaları olacaktır. Ayrıca Birlik, gelecek yedi yıl için 1,1 trilyon Euro'luk bütçe üzerinde görüşüyor ve bütçede Green Deal yani Avrupa Yeşil Düzen Planı önemli rol oynayacak. İhracatçılar olarak bizim de yeni düzene hazırlanmamız gerekiyor. Yeni dönemde dijitalleşmenin gücü, tedarikte pazar çeşitliliği önem kazanan başlıklar oldu ve hem ülke hem de TİM olarak, bu sürece hızlı bir şekilde adapte olduk. Ticaret Bakanlığımızın da destekleriyle, sanal ticaret heyetleri ve fuarlarla ihracatçılarımızı, hedef pazarlarımızda alıcılarla buluşturmaya devam ediyoruz. Katılan firmalarımızın memnun kaldıklarına dair geri dönüşler alıyoruz. Çünkü, kısa sürede çok sayıda firma ile direkt görüşme yaparak iş birliği için ilk adımları atabiliyorlar.

ANADOLU'NUN YILDIZI PARLIYOR

Pandemi, ticaretin devam edebilmesi için lojistik alt yapılarının güçlü olmasının bir zaruriyet olduğunu bir kez daha gösterdi. Bu nedenle en büyük ihracat pazarımız Avrupa Birliği ülkelerinde ve salgına rağmen ihracatımızın her ay arttığı ABD'de lojistik merkezi kurma projelerini önceliğimize aldık. Şu anda ABD'de New York'ta bir lojistik merkezi kurulması çalışmalarına odaklanıyoruz. Yeni normalde, zamanın Türkiye'den ve bu topraklarda yatırım yapan şirketlerden yana işleyeceğine inanıyoruz ve bu inancımızı güçlendiren her geçen gün yeni bir gelişme yaşıyoruz. Anadolu'da ihracata başlayan yeni üreticilerimiz ve ihracat rekoru kıran kentlerimiz bizi umutlandırıyor.

Büyük hedeflerimize milli birlik ruhumuzla ulaşabileceğimize inanıyorum.

Tüm ihracatçı ailemizin mübarek Kurban Bayramı'nı kutlar, bayramın ülkemize sağlık ve bereket getirmesini dilerim.

CANLI DESTEK