Hedef Artık Çok Daha Yakın

Göreve geldiğimiz günden beri bir hedefimiz vardı ve stratejimizi hep bu doğrultuda oluşturduk: “Dış Ticaret Fazlası veren Türkiye.” Bugün gelinen noktada, bu hedefe artık çok daha yakın olduğumuzu söyleyebilirim.

Bu yıl için belirlediğimiz 212 milyar dolar hedefine emin adımlarla ilerliyoruz. Bu hedefimizi gerçekleştirmenin yanı sıra ihracatçı sayımız, ihracat birim değerimiz, ithalatı karşılama oranımız ve dünya pazarından aldığımız pay süreçlerinde de önemli aşamalar kaydettik.

En başından bu yana Türkiye'nin ekonomik bağımsızlığını ve kalkınmayı üreterek, ihracat yaparak sağlayabileceğini iddia ettik. Bu doğrultuda ihracatı ülke geneline ve her ölçekteki firmaya yaymak için KOBİ İhracat Eğitim Seferberliği başlattık. İlk eğitim programının üzerinden yaklaşık iki yıl geçti ve bu süreçte ihracat ailesine 37 binin üzerinde yeni firma katıldı. 60 bin civarında olan ihracatçı sayımız 100 bini aştı. Bunu beş yıl içinde 130 binlere, 10 yıl içinde de 300 bine çıkarma arzusundayız. İhracatı bir millî mesele hâline getirmek istiyoruz. Millî bağımsızlığımızı cumhuriyetle kazandık, ekonomik bağımsızlığımızı da ihracatla kazanacağız.

Yeni neferlerle birlikte aylık bazda rekor üstüne rekorlar kırıldı. Dünya ticaretinden aldığımız pay da katlanarak büyüyor. 2020 yılında dünya ticaretinden aldığımız binde yarım pay, bugün yüzde 1'i aşmış durumda. İhracatımızın ithalatı karşılama oranı yüzde 93'ler seviyesinde. İhracatımızda birkaç ay sonra belki dengeye daha sonrasında da artıya geçeceğimiz bir potansiyelin olduğunu görüyoruz. Bunun için ihracatçı olarak bizlerin düşük TL, yüksek kur gibi bir beklentimiz yok. Biz üreten, zorluklarla mücadele eden ve daha fazla ihracat için gösteren eden bir aileyiz. Bu özverimizi de pandemi döneminde fazlasıyla gösterdik.

Zor koşullar ve pandemi döneminde dünyadaki ülkeler içinde ihracatını en çok artıran ülkeler içindeyiz. Dünya, tedarikte Türkiye'ye yönelmiş durumda. Bazı sektörlerimizde sipariş yoğunluğu, mevcut kapasitenin iki, üç kat üzerine çıkmış durumda. Talebe cevap verebilmek için yeni yatırımlara ve finansmana ihtiyacımız bulunuyor.

Hükümetimizin, üretim ve ihracat için büyük bir yük olan faizle mücadelesinin ana nedeninin yatırımlar olduğunu biliyoruz. Bu nedenle bir puanlık faiz sonrası piyasalarda yaşanan dengesizliği ve TL'deki değer kaybını anlamakta zorlanıyorum. Çünkü biz her koşulda üretebilen ve dünyanın küçüldüğü bir dönemde büyümeyi başarabilen bir ülkeyiz.

CANLI DESTEK