İhracatta Hedef Pazarlar ve Sektör Öncelikli Yaklaşımı

İHRACATTA HEDEF PAZARLAR VE SEKTÖR ÖNCELİKLERİ YAKLAŞIMI

2019-2023 dönemini kapsayan İhracat Ana Planı eylül ayı başında yayınlandı. Böylece 2023 İhracat Stratejik Planı da yenilenmiş oldu. TİM tarafından tüm paydaşların katılımı ile hazırlanan ve bir kamu belgesi olarak 2011 yılında yayınlanan strateji planında tüm sektörler için 2013, 2018 ve 2023 hedefleri belirlenmiş, eylem planları oluşturulmuştu. Yeni ihracat ana planı 5 yıllık dönemi kapsayacak şekilde hazırlanmış olup, odaklanma noktalarını öne çıkarmış bulunmaktadır. Odak noktalarına yönelik eylem planları her yıl hazırlanarak uygulamaya alınacaktır. Küresel belirsizliklerin en yüksek seviyede olduğu bir yılda hazırlanan ihracat ana planı sade yapısı ile yüksek esnekliğe sahip bulunmaktadır.

İhracat ana planı küresel ekonomide birçok riskli alanı ve belirsizliği ve aynı zamanda birçok fırsat alanını doğru tespit ederek ortaya koymuştur. Küresel ticarette korumacılığın arttığı ve yaygınlaştığı bir ortamda esnek bir plan tercihi oldukça doğrudur.

İhracat ana planının ihracat artışı hedefi yıllık ortalama yüzde 6,2, 2023 ihracat hedefi ise 226,6 milyar dolar olarak belirlenmiştir. Küresel belirsizliklerin arttığı bir ortamda ihracat hedefleri temkinli ve gerçekçidir. 2019 yılında dünya mal ticaretinin küçülmekte olduğu düşünüldüğünde konulan temkinli ihracat hedeflerine ulaşmak için dahi çok daha fazla çaba gösterilmesi gerekmektedir.

Planın en önemli özelliklerinden birisi 17 ülkeyi hedef ve 5 sektörü de öncelikli olarak belirlemiş olmasıdır. Öncelikli sektörler otomotiv, makine, kimya, elektrikli teçhizat ve elektronik ile gıda sektörleri olarak belirlenmiştir. Bu sektörler için elektronik sektörü ileri teknolojili, gıda sektörü ise düşük teknolojili iken diğer sektörler orta ileri teknolojili sektörler grubu içinde yer almaktadır. 

İhracat planı 17 ülke ve 5 sektör için arttırılmış ihracat teşvikleri uygulayacaktır. 17 hedef ülkede 5 sektör için Türk ticaret merkezi destekleri yüzde 80, Yurtdışı birim, marka tescil ve tanıtım desteği yüzde 45-75 arasında, fuar katılım desteği yüzde 75 ve sektörel ticaret heyeti desteği de yüzde 65 oranında uygulanacaktır. İhtisas serbest bölgelerinde güçlendirilmiş destek mekanizması ile de arttırılmış finansman, enerji, kira ve istihdam destekleri sağlanacaktır.  

İhracat ana planı hedef 17 pazarda payı yüzde 0,5' den yüzde 1,0'e çıkarmak, hedef 5 üründe payı yüzde 0,76'dan yüzde 1,0'e çıkarmak, küresel değer zincirlerinin katma değer yaratan aşamalarına eklemlenme, sürdürülebilir ihracat artışı, net mal ve hizmet ihracatının büyümeye katkısı 1,1 puan, ihracata dayalı istikrarlı büyüme, Eximbank'ın ihracatı destekleme oranının yüzde 29'a çıkarılması hedeflerine de sahip bulunmaktadır.

İhracat ana planında ortaya konulan bu hedeflere ulaşılması için birçok yeni araç kullanılacaktır. Bu araçlar teknoloji odaklı serbest bölgelerin kurulması, kamunun ihracat dostu dijital uygulamalar sunması, gümrüklerde dijitalleşme, ticaret diplomasisi ve ticaret araçlarının etkin kullanım kadın ve genç girişimcilere yönelik yeni projeleri, 81 ilde ihracat seferberliği, mesleki eğitimde ihracat hamlesi, dış ticaret meslek liseleri kurulması ile ticaret müşavirleri ağı kurulması şeklinde belirlenmiştir.

İhracat ana planı için genel bir değerlendirme yapmak gerekirse ilk kez öncelik verilmiş ülkeler ve ürünler belirlenmiştir, bu ülke ve ürünlere yönelik ihracat yardımları daha yüksek oranlar ile desteklenecektir, orta yüksek ve ileri teknoloji yoğunluklu sektörler öne çıkmaktadır, dijitalleşme, gümrükler, eğitim,  ticaret müşavirleri ve ticaret diplomasisi alanında  talep edilen birçok yenilik hayata geçirilecektir, Eximbank'ın sağlayacağı finansman olanakları artmakta, yeni ürün ve hizmetler hayata geçmektedir,  teknoloji odaklı ihtisas serbest bölgeleri yeni bir uygulama olacaktır, bu bölgelerde arttırılmış devlet destekleri sağlanacaktır.

İhracat ana planının uygulanmasına katkı sağlayacak unsurlar ise yakın ve komşu ülkeler ile ilişkilerin düzeltilmesi,  ihracat ve yatırım finansman olanaklarının daha da genişletilmesi, KDV iadesi sisteminde geçmiş alacakların ödenmesi ve Türk lirasında değerlenmeye göz yumulmaması olacaktır.

PAYLAŞ