Türkiye ekonomisinin istikbali

Türkiye'nin ihracatı 2001'deki 31,3 milyar dolar seviyesinden 2015'te 4 kattan fazla artarak 144 milyar dolar seviyelerine geldi. Bu artışta en önemli faktör, hükümetimizin ihracat ile ilgili sağladığı destekler aracılığıyla Türkiye ihracatçısına her daim güven ve motivasyon aşılaması oldu. Bu dönemde mevcut ihracatçı firmaların ihracatlarını arttırmaları ve her geçen sene ihracat ailesine katılan yeni firmalarımızın gösterdiği yüksek performansı takdir ediyoruz.

TİM olarak bu süreçte biz de oldukça fazla çalıştık. Firmalarımızı her zaman ihracata teşvik ettik. Sadece İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa gibi illerimizde değil, Anadolu'nun tüm illerinde ihracat yapan firmalar çıkardık. Geçtiğimiz 15 yıl boyunca ihracatçı sayımız 2 katını geçerken, 4 büyük ilin toplam ihracatçı sayısı içindeki pay da %75'ten %70'e geriledi.

Bizler, Türkiye'de üretimde ve ihracatta yenilikçiliğin en büyük savunucuları olarak, Cumhuriyetimizin 100. yılında Türkiye'nin dünya ihracatından aldığı mevcut %0,89 payı %1,5'e yükseltmeyi ve dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında yer almayı hedefliyoruz.

Bunu ise, bilimsel ve teknolojik dönüşümünü tamamlamış, katma değeri yüksek ve ileri teknolojili ürünler üreten ve ihraç eden, rekabet gücü yüksek, sürdürülebilir ihracat artışını gerçekleştiren bir Türkiye ile kazanacağımızı biliyoruz.

İşte sahip olduğumuz bu farkındalıkla, üretimle birlikte tasarımı özellikle de yüksek teknolojiyi, inovatif fikirleri ve yüksek katma değerli ülke markamızı kimseye ihtiyaç duymaksızın hayata geçirebileceğimiz bir yapıda inşa etmek için sürekli çalışıyoruz.

Bu süreçte TİM olarak pek çok ilke imza attık. Geçtiğimiz ekim ayında tasarımı endüstri ile buluşturmayı hedeflediğimiz Türkiye Tasarım Haftası'nı ilk defa düzenledik.  Geçtiğimiz haftalarda ise Türkiye'de gündemin iki gün boyunca ihracat olması hedefiyle yine ilk defa İhracat Zirvesi'ni düzenledik. Daralan dünya ticareti ve yakın coğrafyamızda süregelen siyasi ve ekonomik belirsizlik ortamında ihracatımızın gelişimini ve gelecek vizyonunu değerlendirmek üzere Sayın Başbakanımız ve Hükümetimizin bakanları ile ihracatçılarımızı bir araya getirdik. Zirvede 2 gün boyunca Türkiye'de ihracatın önündeki engeller ve geleceğe dönük fırsatlar ele alındı. Türkiye ekonomisinin ve ihracatımızın panoramasını ortaya koymaya çalıştığımız Türkiye İhracat Zirvesi ile düşüncelerimizi, hedeflerimizi Türkiye adına “bir”leştirdik.

Elbette, yolumuz uzun ve zahmetli. Dünya ekonomisinin zayıf seyrini sürdürmesi ve yakın coğrafyamızda yaşanan çatışma ortamının etkileri ortada. Buna rağmen, önümüzdeki dönemde ülkemizin potansiyelini hızla harekete geçirecek tam bir ihracat seferberliği gerçekleştirmek üzere 2017 yılını sıçrama yılı olarak tayin ettik. Zira makroekonomik istikrar ve kazanımlarımızı pekiştirmek, sürdürülebilir bir ekonomik kalkınma sağlamak için bunu yapmak zorundayız. Ancak bu şekilde, sağlam temellere dayanan ekonomimizin ve ihracatımızın orta ve uzun vadede tüm dünyada olumlu ayrışmasını hep birlikte görme imkanımız olur.

 

 

Bu sayfa 2 Aralık 2016 Cuma tarihinde yayınlanmıştır.
PAYLAŞ