İhracatta kasım ayı Cumhuriyet tarihi rekoru getirdi: 13,8 milyar dolar

Türkiye'nin Kasım ayında ihracatı, geçen yılın aynı ayına göre, yüzde 8,8 artışla, 13 milyar 797 milyon dolar oldu. Bu rakam aynı zamanda Cumhuriyet tarihimizin en yüksek aylık ihracat tutarını ifade ediyor.

Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin bu kez Tokat'ta açıkladığı ihracat verilerine göre Yılın ilk 11 ayında toplam ihracatımız ise, Yüzde 0,3 azalarak, 138 milyar 337 milyon dolar oldu. Birlik kaydından muaf ihraç kalemleri hariç, net mal ihracatına baktığımızda, ilk 11 aydaki kümüle artış performansımız yüzde 5,4 oldu. Son 12 aylık genel ihracatımız yüzde 0,2 azalarak,150 milyar 942 milyon dolar oldu.

TİM Başkanı Büyükekşi konuşmasında aylık ihracat rekorumuzu geliştiren tüm ihracatçılarımıza teşekkür etti.

 

Kasım ayında en fazla ihracatı, 2 milyar 77 milyon dolarla, Otomotiv sektörümüz gerçekleştirdi. Bu sektörü hazır giyim ve kimyevi maddeler sektörleri takip etti. Kasım ayında ihracatını en fazla artıran sektör, Yüzde 33 artışla zeytin ve zeytinyağı sektörü oldu. Bu sektörü yüzde 27 ihracat artışı ile savunma ve havacılık sektörü ve yüzde 24 ihracat artışı ile ağaç mamulleri ve orman ürünleri sektörü takip etti. İller bazında baktığımızda, En fazla ihracat yapan ilk 10 ilimiz arasında, İhracatını en fazla artıran il yüzde 93 artışla yine Sakarya oldu. Sakarya'yı yüzde 21 artışla Denizli ve yüzde 10 artışla İstanbul takip etti.

Kasım ayında, AB pazarındaki ihracat artışımız sürdü. AB'ye ihracatımız Kasım ayında yüzde 9 arttı. Kasım ayında Uzakdoğu ülkelerine yüzde 21, Ortadoğu'ya yüzde 14, Bağımsız Devletler Topluluğuna yüzde 6, Afrika'ya yüzde 4 ihracat artışı yakaladık. Kasım'da ön plana çıkan ülkeler ise şunlar oldu:

Kasım ayında Suriye'ye ihracatımız yüzde 349, Bangladeş'e yüzde 257, Umman'a yüzde 189, Portekiz'e yüzde 101, Finlandiya'ya yüzde 100, Norveç'e yüzde 95 artış gösterdi.

 

 

 

Dünya Ekonomisindeki Gelişmeler

 

Konuşmasında dünya ve Türkiye ekonomisindeki gelişmeleri de değerlendiren Büyükekşi şunları söyledi:

Yılın sonlarına yaklaşırken, dış talep koşullarındaki iyileşmeye bağlı olarak, dünya ticaretinde canlanma görüyoruz. Türkiye'nin en büyük ihracat pazarı AB bölgesi de, bu trendi izleyen grup içerisinde yer alıyor. Bölgede talebin canlandığını gösteren bu gelişme, Türkiye ihracatının geleceği açısından da, oldukça umut verici. Türkiye dâhil gelişmekte olan ülkelerin tamamı, Amerikan Merkez Bankası FED'in parasal genişleme politikasını ne zaman sona erdireceğini merak ediyor. Biz her halükarda genel dış ticaret talebinin 2014 yılında daha pozitif olacağını öngörüyoruz. Geçtiğimiz hafta İran'la ilgili yaşanan gelişmelerin de ihracatımıza pozitif katkı yapacağına inanıyoruz. 2014 yılından da bu yüzden daha umutluyuz.

 

 

 

 

Türkiye Ekonomisi & Değerlendirmeler

 

Türkiye ekonomisine baktığımız zaman, sanayi üretiminin güçlendiğini görüyoruz. Ancak istihdam oluşturma hızının daha da artması gerektiğini düşünüyoruz. Veriler, sanayinin, 3. çeyrekte büyümeye, önceki çeyreğe göre, daha fazla katkı yapabileceğine işaret ediyor.

 

Eylül endeksinde sermaye mallarının yüzde 16 gibi ciddi bir oranda artması da, yatırımlardaki iyileşme için önemli bir haberci. Önceki haftasonu açıkladığımız 3. çeyrek ihracatçı eğilim anketi neticelerinde de ihracatçılarımızın yüzde 50'den fazlasının yatırımlarını genişlettiğini gözlemliyoruz.

 

Bizler 2014 yılı ile beraber, altın rakamlarındaki normalleşme ile birlikte, cari dengenin daha iyi bir tablo çizeceğini öngörüyoruz. 2013 Temmuz itibariyle, 2 yıl önceki işsizlik seviyesinin üzerine çıkmış durumdayız. Bu trendin durdurulması ve tersine döndürülmesi gerekiyor. Bunun için de, öncelikle işsizliğin tırmanışındaki yapısal sorunlara odaklanmamız gerekiyor.

 

Birincisi, büyüme hızımız, artan nüfus ve işgücüne katılım sebebiyle, işgücü piyasalarını rahatlatmaya yetmiyor. İkincisi, düşük büyümenin yaşandığı mevcut ortamda, işgücüne katılımdaki hıza cevap verebilmek için acil harekete geçmemiz gerekiyor. Bunun yolu da Türkiye ekonomisi için ihracata dayalı büyümeyi ön plana çıkarmaktan geçiyor. İhracatta öne çıkabilmek için de inovasyona ve katma değere çok daha fazla ihtiyaç duyuyoruz.

 

Türkiye, çözüm süreci ile birlikte çok ciddi bir değişim ve dönüşüm yaşıyor. Türkiye Kürt sorununun çözülmesi için ilk defa ciddi bir kamuoyu desteğine sahip. Biz ihracatçılar olarak başından beri çözüm sürecini destekledik. Çözüm sürecinin başarıya ulaşmasının, ülkemizi ekonomik ve demokratik açıdan dünya standartlarına ulaştıracağına inandık. Bundan sonra da çözüm sürecine olan inancımızı dile getirmeye devam edeceğiz. Sayın Başbakanımızın Diyarbakır ziyareti ile gördük ki, bölge halkı barışa ve kardeşliğe hasret. Halkımız ekonomik gelişmeye hasret. Yapılan hesaplamalara göre 28 yılda terörün ekonomimize 1 trilyon doların üzerinde maliyeti oldu. Bu rakamı Türkiye, eğitime harcasaydı, altyapıya harcaydı, İhracata, inovasyona, tasarıma harcasaydı, Bugün çok daha farklı bir noktada olurduk. Dolayısıyla artık terörü değil, barışı, Geri kalmışlığı değil ekonomik kalkınmayı destekleme vakti. Bölgesel kardeşliği ve iktisadi işbirliğini geliştirme vakti.

 

Devletimizin açıkladığı teşvik paketiyle birlikte bu sürecin başarı şansının artacağına inanıyoruz. Örneğin Diyarbakır'a bakalım. Geçen yılın ilk 9 ayında Diyarbakır'a, teşvik sistemiyle yapılan yatırımların miktarı 220 milyon TL idi. Bu yılın ilk 9 ayında bu rakam 654 milyon TL'ye yükseldi. Çözüm sürecinin başındayken, yatırımlarda 2 kat artış yaşanması, önümüzdeki dönem için bizleri oldukça umutlandırıyor.

İnovasyon Haftası'nda 26 bin kişiyi ağırladık

 

Bizler bulunduğumuz her platformda, Düzenlediğimiz her etkinlikte, İnovasyon ve katma değerin önemine vurgu yapıyoruz. Ve biliyoruz ki, önümüzdeki 10 yılda, inovasyonun önemi, geride bıraktığımız 10 yıldan çok daha fazla olacak. Biz Türk insanının yaratıcı iş zekasına inanıyoruz. Türkiye'nin bu potansiyelini açığa çıkarmak ve Türkiye'ye yeni icat çıkarma alışkanlığını kazandırmak için her yıl Türkiye İnovasyon Haftası etkinliklerini düzenliyoruz. Perşembe-Cuma-Cumartesi günlerinde, 2013 Türkiye İnovasyon Haftası'nı gerçekleştirdik. Bu yıl geçtiğimiz yılki etkinliğin üzerine eklediğimiz, son derece başarılı bir etkinlik oldu. 28 Kasım'da başlayan ve 3 gün süren etkinliklerimize tüm Türkiye ilgi gösterdi. Geçen sene 15 bin kişinin katıldığı etkinliklerimizebu sene tam 26 bin kişi katıldı. Ayrıca tüm program, TİMTV'den canlı bir şekilde yayınlandı. Dünyanın dört bir yanından 20 bine yakın kişi bu etkinliği internetten takip etti. 3 gün boyunca gündemine inovasyonu alan, Dünyaca ünlü inovasyon gurularını dinleyen ve tüm etkinliklerimize katılan herkese teşekkür ediyoruz. Başta Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Sayın Ekonomi Bakanımız Zafer Çağlayan ve Sayın Başmüzakerecimiz Egemen Bağış olmak üzere, Türkiye İnovasyon Haftası'na destek veren herkese çok teşekkür ediyoruz.

 

Bu yıl neler yaptık? Çok önemli konuşmacıları ağırladık. Ar-Ge Proje Pazarı ve Tasarım yarışmalarında ödül alan eserlerin hepsini bir arada sergiledik. Üniversite-iş dünyası işbirliği için önemli adımlar attık. Özellikle öğrencilerimizin yoğun ilgisi bizi memnun etti. Doğru yolda olduğumuzu bir kere daha ortaya koydu. Diyoruz ki, şimdi katma değer geliştirmek için daha fazla çalışma zamanı. Şimdi inovasyona daha fazla odaklanma zamanı.

 

Biz bu heyecanla, bir sonraki senenin Türkiye İnovasyon Haftası etkinliklerine şimdiden çalışmaya başladık. Bu heyecanı taşıyan ve bizlere destek olan herkese de tekrar teşekkür ediyorum.

 

 

Bu sayfa 2 Aralık 2013 Pazartesi tarihinde yayınlanmıştır.
PAYLAŞ