Küresel Ekonominin Nabzı İstanbul'da Attı

İstanbul'da bu yıl 6. kez düzenlenen İstanbul Finans Zirvesi'nde Türkiye'yi de etkileyen küresel likidite krizi ve terör tartışıldı. Ana teması "Düşük Büyüme ve Düşük Faiz Ortamında Yol Almak" olan zirvede, bu ortamın sermaye piyasalarına, yatırımlara ve yatırım bankacılığına etkileri ele alındı.

İstanbul Hilton Convention Center'da 8-9 Eylül tarihlerinde, "Düşük büyüme ve düşük faiz ortamında yol almak” temasıyla gerçekleştirilen 6. İstanbul Finans Zirvesi'nde; küresel ekonomik büyümenin yavaşlaması ve düşük faize ilişkin endişeler farklı ülkelerin merkez bankası başkanları ve başkan yardımcıları tarafından tartışıldı. Zirvenin ilk gününde açılış konuşmasınnı yapan TİM Başkanı MehmetBüyükekşi, konuşmasında bu yıla dünya ekonomisinde yüzde 3,1 büyüme beklentisiyle girildiğiniancak şu anda bu beklentinin yüzde 2,6'ya gerilediğine dikkati çekerek, "Dünya ticaretinde 2015 yılında daha önce yüzde 4-5 arasında beklenen değer bazında gerileme muhtemelen yüzde 5-6 arasında olacak" dedi.

Büyükekşi, avro/dolar paritesinde yılın 8 ayında yaşanan gerilemenin ihracata faturasının toplam 8,9 milyar dolar olduğu bilgisini vererek, şöyle devam etti:

"TİM olarak uzun zamandır döviz kurlarındaki risklere dikkati çekiyor, ihracatçılarımızın kur risklerini hedge etmeleri gerektiğine sık sık vurgu yapıyoruz. Ancak son anketimiz ihracatçılarımızın yalnızca yüzde 56'sının kur riskini hedge ettiğini gösteriyor. Bu anlamda ihracatçılarımızın hedge işlemlerinden daha etkin şekilde faydalanmalarını istiyoruz.

Diğer taraftan birim fiyatlarındaki düşüş nedeniyle gerileyen ihracatımız, kilogram bazında artış gösterdi. Birim fiyatlardaki gerileme dolar bazında ihracatımızı aşağı çekmesine rağmen, kilogram bazında baktığımızda bir artış var. Bu da aslında bizim dünyaya daha fazla mal sattığımızı gösteriyor. Dolayısıyla biz bu süreçten hem AB'de hem de tüm dünyada pazar payı kazanarak çıkıyoruz."

Zorlu geçen dış koşullara ve içeride siyasi belirsizliklere rağmen Türkiye'nin bu yılı yüzde 3'ün üzerinde bir büyümeyle kapatacağına inandıklarını dile getiren Büyükekşi, bu rakamın dünyadaki pek çok ülkeylekarşılaştırıldığında olumlu gözüktüğünüancak Türkiyeiçin yeterli olduğuna inanmadıklarını anlattı.

"Son birkaç yıl makro ihtiyati çerçeve ortaya koyduk ve başarılı olduk. Bunlardan biri taksit sınırlamasıdır. Benim şahsi görüşüm makro ihtiyati çerçevenin devam etmesi gerekiyor. Burada henüz gevşemeye alan yok. Krediyi gevşetirseniz çok hızlı büyüme eğilimi olduğunu gördük. Daha ılımlı bir kredi büyümesi ve ekonomik büyüme ülkenin menfaatinedir. Yapısal reformlar güçlü şekilde hayata geçene kadar da bunu sürdürmeliyiz.”

Başbakan Yardımcısı Cevdet YılmazileEnerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Ali Rıza Alaboyun'unaçılışını yaptığı zirvenin ikinci gününde konuşanMaliye Bakanı Mehmet Şimşek,2015 için büyüme rakamı vermenin olanaksız olduğunu ama beklentisinin yüzde 3 olduğunu söyledi. Konuşmasına başlarken Türkiye'yi yasa boğan terör olaylarına değinen Şimşek, "Ben de bir Kürt çocuğuyum, okuma yazma bilmeyen bir ailenin çocuğu olarak bu ülke beni eğitti, şans verdi ve Maliye Bakanı yaptı. Bu ülkede herkes için fırsat var. Kimse, hiçbir şeyi terör için bahane yapmasın. Hiçbir şey teröre bahane olamaz.” dedi.

Enflasyonu düşürmek için verimliliğin artmasından başka yol olmadığını belirten Maliye Bakanı Şimşek, "Rekabetin olmadığı yerde verimlik de olmaz. Bu nedenle rekabetin önündeki engelleri kaldıracağız. Bizim için en önemli olan şey AR-GE'dir.” diye konuştu. Gelinen noktada Türkiye'nin durumunu umutsuz görmediğini söyleyen Şimşek, sözlerine, "AB süreci sonucu her ne olursa olsun devam edecektir. Türkiye için bu süreç çok önemlidir. Son dönemde halkı sokağa çıkartmak için kışkırtma var.” diye devam etti. Terörün amacının duyarlı insanları tedirgin ederek sokağa dökmek ve masum insanların zarar görmesini sağlamak olduğunu söyleyen Şimşek halkı serinkanlı olmaya ve terör odaklarını yönetenlerin oyununa gelmemeye davet etti.

Düşük Gelirli Bir Dünyada Yatırım Bankacılığı, Özel Sermaye ve Bankacılık Dışı Finansal Kurumlar başlıklı panelde de yatırımların artmasına dönük iyileştirme seçenekleri ele alındı. Turkcell Grup CFO'suMurat Doğan Erden, Willis Group Küresel Finans Enstitüleri Endüstrisi BaşkanıMary O'Connor, İtalya'nın önde gelen varlık yönetim şirketi Azimut Holding Ülke MüdürüGeorgia Meddaözellikle gelişmekte olan ülkelerdeki yatırımların artmasının önemini vurguladılar.

Zirvenin öne çıkan panellerinden bir başkası olan Büyüme Finansmanı, Sanayi ve Altyapı oturumu Hazine MüsteşarıCavit Dağdaş'ın moderatörlüğünde gerçekleştirildi. İslam Kalkınma Bankası Altyapı DirektörüDr. Walid Abdelwahab, Black Sea Trade & Development Bank Başkanıİhsan Uğur Delikanlıve Global Client Services Başkan YardımcısıDimitris Tsitragosekonominin hizmet sektörüne ağırlık verdiği bir dönemde sanayinin finansmanının karşılaştığı sorunları irdelediler.

Düşük gelirli bir dünyada sektörlerin çıkış sağlayabilmesinde iletişim ve teknoloji sektörünün öneminin altını çizen Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Murat Doğan Erden "Bilişim altyapısı, kısa vadede İstanbul'un küresel finans merkezlerinden biri haline gelmesinde en önemli rekabet unsurlarından biri olacak. Bu noktada biz Türkiye'nin entegre iletişim ve teknoloji hizmetleri sunan şirketi Turkcell olarak teknolojimizle üzerimize düzen görevi yerine getirmek için hazırız. Finans sektörünün gündemindeki en önemli başlıklar arasında yer alan mobilite, bulut bilişim, veri merkezleri ve dış kaynak kullanımı konularında Turkcell olarak yoğun yatırımlar gerçekleştirip etkin çözüm ve hizmetler sunuyoruz” diye konuştu.

Küresel dünyanın sorunlarının konuşulduğu ve çözüm önerilerinin getirildiği İstanbul Finans Zirvesi, geçtiğimiz beş yılda 35 farklı ülkeden 173 konuşmacı ve 51 farklı ülkeden beş binin üzerinde katılımcıyı ağırladı. Bu sene de gündemin nabzını tutan bir ana temayla düzenlenen IFS, Kuzey Amerika, Avrupa, Körfez Bölgesi ve Doğu Asya olmak üzere birçok küresel lideri İstanbul'da bir araya getirdi.

Bu sayfa en son 14 Eylül 2015 Pazartesi tarihinde güncellenmiştir.
PAYLAŞ