Büyükekşi, ihracatçıların 2014 beklentilerini açıkladı/ "Kurda seviye değil öngörülebilirlik ve istikrar önemli"

Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi, ihracatta 2013 yılındaki gerçekleşmeleri ve ihracatçıların 2014 yılı beklentilerini düzenlediği basın toplantısıyla değerlendirdi.
Ceylan İntercontinental Otel'de gerçekleşen basın toplantısına TİM Başkanvekilleri Mustafa Çıkrıkçıoğlu ve Ali Nedim Güreli'nin yanı sıra TİM YK Muhasip Üyesi Tahsin Öztiryaki de katıldı. Konuşmasının başında TİM'in 2013 yılında gerçekleştirdiği etkinlikleri anlatan TİM Başkanı Büyükekşi, daha sonra 2013 ihracat gerçekleşmeleri ile ilgili detayları paylaştı. 2013yılını ihracatta toplamda 151,7 milyar dolarlık bir performansla kapattıklarını ifade eden Büyükekşi, "30 Ocak'ta açıklanacak TÜİK verileri dahil olunca, senelik ihracatımızın yaklaşık 152,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesini öngörüyoruz" dedi.
Mal ihracatında ise senelik toplamda yüzde 5,8'lik bir artış sağlandığını kaydeden Büyükekşi, şöyle devam etti:
12 ayın 10'unda o aya ait mal ihracatında cumhuriyet tarihi rekoru kırdık. Tüm aylarda artış açıkladık. Net 145 milyar 443 milyon dolar mal ihracatı gerçekleştirdik. Bu toplam da senelik bazda bir rekordur.
Toplam ihracatımızın geçen seneye göre sınırlı bir artış göstermesinin sebebi, altın ihracatında yılın 11 ayında yaşanan yaklaşık 9,4 milyar dolarlık düşüş oldu. Halbuki önceki sene yüzde 4,1 artan mal ihracatımız bu sene yüzde 5,8 artış gösterdi. Dünya ekonomilerinin 2013'teki ihracat performansına baktığımızda Türkiye'nin nispeten daha iyi bir performans sergilediğini görüyoruz. 2013 yılında Kuzey Amerika'da ihracat artış hızı yüzde 2, Asya'da yüzde 2,8, Euro Bölgesi'nde % 3,9 oldu. Euro Bölgesi ihracat artışında itici güç oldu. .. ve Dünya genelinde yüzde 2,4'lük bir ihracat artış hızına ulaşıldı.

TİM
2013 YILI DEĞERLENDİRME
VE
2014 YILI BEKLENTİLER
SUNUMU İÇİN TIKLAYINIZ


İhracatımızdaki yüzde 41'lik payı ile AB ülkeleri hala en büyük ihracat pazarımız. AB ülkelerine ihracatımız 2013 yılında yüzde 6,6 artış gösterdi. Ortadoğu ülkelerine ihracatımız yüzde 2,1 artışla 27 milyar dolara yükseldi. Coğrafi ülke grupları arasında en fazla ihracat artışını % 13,3 ile Diğer Asya ülkelerine yakaladık. Bu ülkeler Çin, Bangladeş, Hindistan, Pakistan, Vietnam, Afganistan, Nepal, Sri Lanka, Tataristan, Tibet, Doğu Timor, Brunei ve irili ufaklı diğer Asya orta ve güneydoğu asya ülkelerini kapsıyor. Oldukça rekabetçi bu pazarlarda %13.3'lük bir artış yakalamamızı önemli buluyoruz.

2014'ten beklentiler





Büyükekşi, konuşmasında ihracatçı Birliklerinin 2014 beklentilerini aktarırken "İhracatçı Birliklerimizin 2014 yılı ihracat öngörüleri sadece mal ihracatında toplam 166,7 milyar dolar, bu hedef OVP Toplam İhracat hedefini karşılıyor. İhracatçılarımızın 2014 beklentileri dolarda 2,12, EURO 2,80, sepet kur 2,46, paritede ise 1,32 seviyelerinde. İhracatçılarımızın büyüme beklentisi ise yüzde 3,9." diye konuştu.
Son dönemde yaşanan kur seviyesi tartışmalarına değinen Büyükekşi, döviz kurlarında seviyeden ziyade öngörülebilirlik ve rekabetçiliğin önem taşıdığını belirterek, "Kurlarda öngörülebilirlik ve istikrarı yeniden tesis edecek politikalar geliştirilmelidir. Kura etki eden 3 etmenin 
-FED'in kararları
-Merkez Bankası politikaları ve açıklamaları
-Siyasi gelişmeler olduğuna inanıyoruz. Risk algısını azaltmaya yönelik tedbirlerin öngörülebilirliği azaltacağına inanıyoruz. Kurlardaki dalgalanma, ihracatçılarımıza zarar veriyor." ifadelerini kullandı.
Büyükekşi 2014 Yılında dünya ekonomisinde büyüme beklentilerinin olumlu yönde olduğunu kaydederken öne çıkan riskleri şöyle sıraladı:
•En önemli risk FED'in Parasal Genişlemeden çıkışı.
•ABD ile İran arasında 6 aylık bir anlaşma yapıldı. Bu anlaşmayla İran'a ambargo hafifletildi. Ancak 6 ayın sonunda İran, kendi yolundan gitmeye karar verirse, bu Ortadoğu'da sıcak gelişmelerin yaşanmasına neden olabilir.
•Avrupa'da borç sorunu şimdilik gündemden düştü ama İtalya'da borçların milli gelire oranı yüzde 130'a, İspanya'da yüzde 100'e dayandı.
•Çin ve Japonya arasında anlamsız bir ada yüzünden bir gerilim çıkma ihtimali hem 2014'ün hem de ileriki dönemin önemli risklerinden.
•Son olarak da Türkiye'nin seçim atmosferine giriyor olması da bir risk olarak görülüyor.

"AB, her konuda referans noktamız"


"AB yalnızca dış ticaretteki ağırlığıyla değil, genel olarak siyaset, demokrasi, insan hakları ve şeffaflık yolunda model olarak da bir referans noktamız olacaktır." diyen Büyükekşi şöyle devam etti:
•AB'deki toparlanma ihracatımıza da katkı sağlamaya devam edecektir.
•2002-2007 döneminde yakaladığımız momentumu her açıdan tekrar yakalamamız gerekiyor.
•Güçlü mali disiplin ve ihracata dayalı büyüme modeli ile cari açık finansmanına kalıcı çözüm üretebiliriz.
•Güçlü Türkiye markası/algısını devam ettirmeliyiz. Yeni bir ekonomik yaklaşım geliştirmeliyiz.
•Hem ABD hem ABD'deki pozitif ekonomik gelişmeler ve gelişmiş ülkelerdeki toparlanma sinyallerini lehimize çevirelim.
•2014 ihracatın ve ihracatçının senesi olmalı. Tüm firmalarımız dış talebe yönelerek ihracatlarını geliştirmeye odaklanmalılar.

İhracatçılara çağrı


Bu zorlu süreçte ihracatçılarımıza bir takım önerilerimiz var.
•Piyasada TL likiditesi azalabilir, nakit akışına ve likidite yönetimine önem verilmeli.
•FED'in de varlık alım programında daraltmaya dair alacağı yeni kararlarla, yabancı kaynak kullanımı sıkılaşabilir ve pahalı hale gelebilir, bu gelişmeler gözetilmelidir.
•Emtia fiyatları düşecek, girdi ve ürün fiyatlamalarına dikkat edilmesi gerekiyor.
•Dış pazarlarda fiyatlara baskı sürecek, üretim maliyetlerine ve verimliliğe, ve bilhassa yüksek katma değerli ürünlere önem verelim.
2023 yolunda yüksek katma değerli ihracat artışına ve küresel rekabet gücüne bu yaklaşımla ulaşacağız.
Dünya Bankası uzmanlarının yaptığı araştırmaya göre Türkiye'de ihracat artışında gelişime açık bir diğer nokta da firma başına ihracat rakamı. Firma başına senelik 2.5 milyon dolar olan ihracatı gelişmiş ülkeler seviyesi olan 5 milyon doların üzerine çıkarmamız gerekiyor. Bu noktada Merkezi Yönetim Bütçesinden Ar-Ge faaliyetlerine yapılan harcamaların artması gerekiyor. Bu rakam Türkiye'de Milli gelirin binde 3'ü seviyesinde seyrediyor. Güney Kore'de bu oran yüzde 1 seviyesinde. Toplam Ar-Ge harcamaları/GSMH oranı da yüzde 3,2 seviyesinde. %3 ise bir gelişmişlik seviyesi göstergesi. Gelişmiş ülkelerde Ar-Ge harcamalarının 3'te 2'sini özel sektör yapıyor devletin katkısı 3'te 1'in altına düşmüyor.
TİM olarak yıl boyunca ihracatı ve katma değeri artırmak için birçok faaliyette bulunuyoruz. 2023 İhracat Stratejimiz, İnovasyon Haftası, Türkiye Markası Çalışmaları, Sektörel Ar-Ge Proje Pazarı ve tasarım yarışmaları, Ürün ve Pazar çeşitlendirme stratejileri en önemli faaliyetlerimiz arasında yer alıyor.
Bu yıl Türkiye İnovasyon Ligi projesinin startını da veriyoruz. Türkiye'nin en inovatif şirketlerini Türkiye İnovasyon Liginde yarıştıracağız. Bu proje ile Türkiye'den daha fazla küresel marka yaratılması konusunda öncülük yapmaya devam edeceğiz.


Bu sayfa 24 Ocak 2014 Cuma tarihinde yayınlanmıştır.
PAYLAŞ