Aslan şehri

Vatikan ve Monako gibi dünyanın az sayıdaki şehir devletlerinden birisi olan Singapur, Malay Yarımadası'nın güney ucunda yer alan bir ada ülkesidir. İlk kurulduğunda 580 km2 kadar olan ülkenin yüzölçümü, denizin doldurulması sonucunda günümüzde yaklaşık 720 km2 olmuştur. 5,5 milyonluk nüfusunun yüzde 75'ini Çinliler, yüzde 13'ünü Malaylar ve yüzde 9'unu Hintliler oluşturur. Etnik grupların sistemle bütünleştirilmesi adına adada Çince, İngilizce, Malayca ve Tamilce olmak üzere dört resmi dil vardır. 55 bin dolarlık kişi başına düşen milli geliriyle dünya sıralamasında ilk 10'da yer almaktadır.

Singapur'un yönetim biçimi cumhuriyet, hükümet sistemi ise parlamenter sistemdir. Ülkenin kurucu babası ve en önemli siyasi figürü olan Lee Kuan Yew'in oğlu Lee Hsien Loong ülkenin başbakanıdır. Cumhuriyeti otuz yıl yönettikten sonra istifa eden Lee Kuan Yew, dünyanın en uzun süre hizmet veren başbakanı unvanını taşımaktadır. Cumhurbaşkanı ise 2017 yılında göreve başlayan Malay kökenli Müslüman siyasetçi Halime Yakub'tur. Yakub, Singapur'un ilk kadın, dünyanın ise ilk başörtülü cumhurbaşkanı olmuştur.

Singapur tarihinin 11'inci yüzyılda başladığı, Singapur isminin ise 14'üncü yüzyıldaki bir rivayete dayandığı düşünülmektedir. Hikâyeye göre Malezyalı bir prens Singapur kıyılarına yaptığı sandal gezisi esnasında heybetli bir aslanın bu adada dolaştığını görür. Prens aslanın heybetinden ve gücünden öyle etkilenir ki, aslanın bu adaya şans ve güç getireceğine inanır. Bu nedenle adaya Malay dilinde aslan anlamına gelen “Singa” ile şehir anlamına gelen “Pura” sözcüklerinin birleşimi olan “Singapura” yani “Aslan Şehri” denir.

Uzun yıllar Malayların kontrolünde kalan aslan şehri, 1800'lerde Güneydoğu Asya'da Alman ve Hollandalıların etkinliğini azaltmak amacıyla, İngilizlerin bölgeye önem vermeye başlaması sonucu Britanya egemenliğine girmiştir.

Bu dönemde Singapur kauçuk ticareti ile hızla gelişmeye başlamış ve Süveyş Kanalı'nın açılmasıyla birlikte Asya ile Avrupa arasında artan ticaret sayesinde dünyanın en işlek limanlarından biri olmuştur. Singapur Limanı bugün, Şangay Limanı'ndan sonra dünyanın en büyük ikinci limanıdır.

Singapur, Birleşik Krallık 'tan 1963'te bağımsızlığını kazanmış ve aynı yıl Malezya'ya katılmıştır.  Fakat federasyon kökenli Malezya'da diğer topluluklarla din, dil, etnik farklılıkları olan Singapur, yönetim konusunda da bu topluluklarla fikir ayrılığına düşmüş ve 1965 yılında Malezya'dan ayrılarak tam bağımsız bir cumhuriyet olmuştur.

Singapur, finans, yüksek teknoloji ve katma değerli üretim, rafineri ve petrokimya alanlarında çok büyük atılımlar yaparak, dünyada petrolden en fazla gelir elde eden ülkelerden biri olmuştur. Stratejik konumunu iyi kullanan ülke, ithal ettiği ham petrolü, denizi doldurarak inşa ettikleri devasa rafineri ve petrokimya tesislerinde işleyerek, Asya kıtasına dağıtmaktadır.

 

ìSuç ve Ceza

 “Suç ve Ceza” denildiğinde akıllara gelen ilk isim Dostoyevski olsa da, bazıları için bu ifade Singapur'u çağrıştırabilir. Singapur “Fine City” olarak anılmaktadır. Güzel şehir ya da yasaklar şehri, nasıl isterseniz, ancak buradaki asıl vurgunun yasaklara yönelik olduğu şüphesiz. Bunun nedeni, ilk duyduğunuzda şehir efsanesi gibi gelen yasaklar.

Ülkede düzeni sağlamaya ve çevreyi temiz tutmaya yönelik olarak “garip” yasaklar bulunuyor. Garip çünkü: sakız çiğnemek, kirli araçla trafiğe çıkmak ve belirlenmiş alanlar dışında açık havada sigara içmek yasak. İdam cezasının bulunduğu ülkede yasakları delmenin bedeli ise oldukça ağır; yere çöp atmak size bin dolara mal olabilir, kasten adam öldürmek ve uyuşturucu ticareti yapmak ise hayatınıza.

Her yerden gökdelenin yükseldiği ve adım başı botanik parkının olduğu ülkede çevre kirliliği yok denecek kadar az. Trafikte kirli ya da eski bir araba görmeniz olanaksız. Singapur'un en ünlü alışveriş caddesi olan “Orchard Road” baştan başa orkideler ve güzel kokulu çiçeklerle bezenmiş durumda. Dört bir yanda birbirinden ünlü markaların lüks mağazaları bulunuyor, öyle ki caddedeki alt geçitlerde dahi mağaza vitrinlerinin ışıltısı gözlerinizi kamaştırıyor.

Singapur'da araba sahibi olmak isterseniz, kendinize ait bir park yeri göstererek “araba satın alma yetki belgesi” ihalesine katılmanız gerekiyor. Ayrıca, arabanın sürekli temiz tutulması ve düzenli bakımlarının yaptırılması gerekiyor. Çünkü arabayı temizlemeden trafiğe çıkmanın da cezası var. Araba almak için devlete ödenen vergi ise çok yüksek. Bir Alman'ın 30 bin euroya bindiği arabaya; Singapur'da yaşayan biri 180 bin dolara biniyor.

Mülk sahibi olmak da sınırlandırılmış durumda, Singapur vatandaşı olmayan birisi ev sahibi olamıyor, halkın büyük çoğunluğu ise devlet kredisiyle satışı desteklenen evlerde oturuyor ve bu evlerde oturan iki kişi evlenmeye karar verdiğinde eşlerden biri evinden vazgeçmek zorunda kalıyor.

Bu nedenle, Singapur'da araba ve mülk sahibi olmak bir ayrıcalık ve zenginlik göstergesi demek pek de yanlış olmayacaktır. Hatta bu gibi ülkede lüks sayılan özellikleri niteleyen ve özellikle 90'lı yıllarda popüler olan Singapur'un 5 C'si diye bir ifade bile var. (Cash, Credit Card, Car, Condominium ve Country Club Membership)

 

ìMeritokrasi, pragmatizm ve dürüstlük

Singapur'un yönetim anlayışında üç temel yapı taşının olduğu savunulur: meritokrasi, pragmatizm ve dürüstlük. Meritokrasi basit bir tabirle bilgi, beceri ve yetenek gibi kıymetli özellikleri haiz olanların, yönetime getirilmesini, yani liyakatin temelde olduğu bir yönetim anlayışını niteler. Pragmatizm ise, bir ülkenin tekerleği yeniden keşfetmeye ihtiyacının olmadığını ifade eder. Karşılaşılan sorun her ne olursa olsun, daha önce bu sorunla karşılaşılmış ve bu soruna yönelik çözüm yolu geliştirilmiştir. Bu nedenle, sorunun nasıl çözüleceğine odaklanmak yerine, en iyi çözüm yolunu bulup kopyalamak oldukça basit ve faydalı olacaktır. Son olarak, olmazsa olmazlardan olan dürüstlük ise tüm üçüncü dünya ülkelerinin şu an üçüncü dünya ülkesi olmalarının sebebi olan yolsuzluğun önlemesi için önemlidir.

ìSingapur ekonomisi

Dünya ekonomisi ve ticaretindeki önemi gün geçtikçe artmakta olan Asya Pasifik Bölgesi'nin kalbinde bulunan Singapur'un ABD, Japonya, AB ülkeleri gibi dünyanın gelişmiş ülkelerinin yanı sıra, bölge ülkeleri ile güçlü ekonomik bağları, ülkenin ticari konumunu güçlendirmektedir.  Gelirinin üç katı ticaret hacmine sahip olan ve dışa açıklık konusunda dünyadaki en liberal ülkeler arasında yer alan Singapur, ithalatının yaklaşık yarısını re-eksport yoluyla yeniden ihraç etmektedir. Ülkenin en çok ithal ettiği ve aynı zamanda en çok ihraç ettiği ürünler: elektronik entegre devreler ile petrol yağları ve bitümenli minerallerden elde edilen yağlardır.

 

ìSingapur - Türkiye Serbest Ticaret Anlaşması ve Singapur Ticaret Heyeti

Singapur Başbakanı Lee'nin Antalya'da gerçekleştirilen G20 Liderler Zirvesi vesilesiyle Kasım 2015'te Türkiye'yi ziyareti sırasında, Türkiye-Singapur Serbest Ticaret Anlaşması imzalanmış olup, 1 Ekim 2017 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Söz konusu anlaşma, Türkiye'nin şu ana kadar imzaladığı en kapsamlı ve gelişmiş STA olma özelliğini taşımaktadır. Mal ticareti, hizmet ticareti, telekomünikasyon, elektronik ticaret, finansal hizmetler, gerçek kişilerin geçici dolaşımı, yatırım, kamu alımları, fikri mülkiyet gibi 18 fasıldan oluşan anlaşma, ülkemizce ilk defa kamu alımları alanında detaylı düzenlemenin yapıldığı STA'dır. Serbest Ticaret Anlaşması yürürlüğe girdikten hemen sonra düzenlediğimiz Endonezya & Singapur Ticaret Heyeti vesilesiyle iş forumları düzenlenmiş ve ikili iş görüşmeleri gerçekleştirilmiştir. Meclis başkanvekilimiz Mustafa Çıkrıkçıoğlu'nun liderlik ettiği heyet kapsamında iş insanlarımız, ilgili ülkelerden 100'ü aşkın iş ortağıyla bir araya gelmiştir.

 

PAYLAŞ