Yükselen İpek Yolu

Çin tarafından 2013 yılında gündeme düşürülen Yeni İpek Yolu Projesi ya da daha kapsamlı adıyla Kuşak ve Yol (OBOR) girişimi, giderek daha da şekillenir bir hal alıyor. Nitekim Mayıs ayının ortalarında izlediğimiz Çin'de düzenlenen dev zirve, OBOR sürecinin ivme kazanacağının güçlü işaretlerini vermiş oldu. Bir yandan karadan uzanan kuşağı, diğer yandan da denizden gelen yolu içeren dev girişim, küreselleşmeye dair morallerin bozulduğu son dönemde yeni bir umut olarak birçok ülke için heyecan yaratıyor. Bildiğiniz üzere; bu ülkeler arasında bulunan Türkiye de, söz konusu girişime uzun süredir destek veriyor. Hatta bu bağlamda, ilgili kuşağın, denizyolunun ve ayrıca Orta Koridor girişiminin uyumlaştırılması konusunda, Türkiye'nin Çin ile 2015 yılında bir mutabakat zaptı imzaladığını hatırlayacağız. Zira ülkemizin Hazar geçişiyle Orta Asya Cumhuriyetleri üzerinden ilerleyerek Çin'e bağlanmayı hedeflediği Orta Koridor Projesi de, OBOR güzergâhıyla anlamlı bir bütünleşme arz ediyor.

Kuşak ve Yol girişiminin en temelinde, yol üzerindeki ülkeler için ana ulaşım hattının altyapıyla inşa edilmesi varken, bu hatta ticaret ve yatırımı kolaylaştırıcı tedbirler de alınması hedefleniyor. Projenin ayrıca, kültürel bağlar ve turizmi geliştirmek gibi önemli amaçları varken, işin kritik bir ayağını da finansal işbirliği oluşturuyor.

İşte bu kapsamda, vardığımız mutabakat çerçevesinde ağırlıklı olarak ulaştırma ağları konusunda yakın bir işbirliği tesis edilmesinin hukuki zemininin oluşturulduğu ifade edilebilir. Hatta bu kapsamda, Edirne-Kars Hızlı Tren Demiryolu Projesi'nin de kara tarafındaki girişimin kritik bir unsuru olmasının öngörüldüğünü hatırlatmakta yarar var. Batıdan Bulgaristan'a ve doğudan ise Gürcistan'a açılacak bu hat, Avrupa ve Asya'nın süratle birbirine bağlanmasında önemli rol oynayacak. Bu arada, bu yazı kaleme alınırken çalışmaları halen süren ve önemli bir arter niteliği taşıyacak olan Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Hattı'nın da önümüzdeki haftalarda tamamlanarak hayata geçmesini beklemekteyiz.

Öte yandan Türkiye'nin, kara ile olduğu kadar deniz İpek Yolu ile de ilgilenmesinde ve bu güzergâhta yer alma çalışmaları yapmasında fayda olduğunu vurgulamak gerekir. Etrafındaki denizlerle farklı coğrafyalara açılan Türkiye, OBOR'un kritik geçişlerinden biri olacak. Akdeniz'deki varlığıyla ve ayrıca Karadeniz'e açılan kanadıyla, projede anlamlı bir rol üstlenebilir. Nitekim son dönemdeki çalışmalara bakıldığında, Çin'in Yunanistan, Mısır ve Gürcistan gibi bölge ülkeleriyle bu bağlamda işbirlikleri yaptığı da dikkat çekmekte... Gerek bölgenin liman merkezlerinden olmak, gerek taşımacılık sektörünü ve ticareti canlandırmak ve gerekse jeopolitik dinamikleri gözetmek adına, işin bu tarafının da önem taşıdığı kanaatindeyim.

Bu sayfa en son 1 Haziran 2017 Perşembe tarihinde güncellenmiştir.
PAYLAŞ