Değerli Mehmet Büyükekşi Başkanıma

Mehmet Büyükekşi Başkanımla tanışmam İstanbul Sanayi Odası'na yaptığım danışmanlık kapsamında kendisinin yönetim kurulu üyeliği döneminde gerçekleşti. Bu tanışıklık daha sonra uzun yıllar sürecek çok daha yakın bir çalışma döneminin de başlangıcına vesile oldu. Sayın Büyükekşi'nin Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı seçilmesinin ardından kısa bir süre sonra bu kurum çatısı altında da birlikte çalışma talebini büyük bir onur ile kabul ettim. 10 yıla yakın bir süre kendisi ile hem daha yakın çalışma fırsatı buldum hem de kendisinin meziyetlerini yakından tanıma fırsatı elde ettim ve aynı zamanda kendisinden birçok şey öğrendim. Değerli Başkanımın meziyetlerinde ve öğrendiklerimde öne çıkanları paylaşmak isterim.                     

Öncelikle Türkiye İhracatçılar Meclisi her ne kadar tamamen özel sektörün ihracatçı temsilcilerinden oluşuyor olmakla birlikte kendine ait kanunu olan ve birçok alanda Ekonomi Bakanlığı'na bağlı faaliyet gösteren bir yapıya sahiptir. Böyle bir kurumda kamu-özel sektör dengesini sağlamak ve sürdürmek çok önemlidir. Bu dengenin varlığı ancak bozulması halinde ortaya çıkabilir. Değerli Büyükekşi'nin en önemli başarısı ve belki de görünmeyen başarısı bu dengeyi sağlamış ve uzun yıllar sürdürebilmiş olmasıdır.

Sayın Büyükekşi'nin benim açımdan öne çıkan meziyetlerinin başında uzun vadeli düşünme ve uzun vadeli planlama yapma hususiyeti gelmektedir. Nitekim değerli Başkan göreve başladığında 2009 yılının ilk aylarıydı ve dünya ekonomisinde yaşanan küresel kriz en kötü aşamalarına gelmişti. Tam böyle kaotik bir ortamda ve herkesin günü kurtarma çabası içinde olduğu bir dönemde Sayın Büyükekşi 2023 ihracat stratejisinin hazırlanması fikrini ortaya attı ve kısa sürede hayata geçirdi. Dünya ve Türkiye ekonomisinin nereye savrulacağının hararetle tartışıldığı bir dönemde benim de içinde olduğum bir ekip ile kısa sürede 2023 ihracat strateji belgesi hazırlandı. Bu belge özel sektörün hazırladığı ve kamunun bir strateji belgesi olarak kabul edip uyguladığı ilk belge oldu. Bu projenin ve belgenin bence en önemli özelliği Türkiye için uzun vadeli düşünme perspektifini açmış olmasıdır ve bunu sağlayan da değerli Başkanın uzak görüşlülüğüdür.  Değerli Başkanın toparlayıcı, demokratik, sabırlı ve katılımcı yönetim anlayışı diğer önemli meziyetleridir. Yukarıdaki dört meziyetini birçok alanda yakından izleme fırsatını buldum. Türkiye'de sivil toplum örgütleri genellikle birbirilerinden kopuk faaliyet gösterirler. Ancak Sayın Büyükekşi hemen tüm projelerinde diğer örgütlerin de katılımını öncelikli görmüştür. 2023 ihracat strateji çalışması, Türkiye'nin markası Discover the Potential çalışması ve diğer çalışmalarda geniş bir sivil toplum örgütü katılımı gerçekleşmiştir. İnovasyon Haftası da farklı etkinlikleri bir araya toparlayan çatı bir etkinlik olarak hayata geçirilmiştir. Değerli Başkan katılımcılığı ve toparlayıcılığı sağlamıştır. Değerli Başkan ile birlikte olduğum ve sayısını unuttuğum danışma kurulu ve benzeri toplantılardaki demokratik ve sabırlı yönetim anlayışına da her defasında şahit oldum.

Değerli Başkanın benim için önemli diğer iki meziyeti ise bilgiye verdiği önem ve sonuç odaklı çalışmasıdır. Yaklaşık on yıllık dönemde ihracatın geliştirilmesine yönelik tüm alanlarda değerli Başkan önce bir araştırma yapılmasını istemiş ve özellikle dünya örneklerinin incelenmesine ağırlık vermiştir. Bu çerçevede yine benim de katkı sağladığım birçok araştırma hayata geçirilmiştir. Başkanın sonuç odaklı çalışma meziyeti ise yapılan araştırmaların mutlaka ihracatçı lehine bir kazanıma dönüştürülmesini sağlamıştır. 

Son olarak değerli Başkan insani yönü ile de kalpleri kazanmıştır. Benim özelimde en zor günlerimizde şahsen yanımızda olarak desteğini esirgememiştir. İş dünyası ilkeleri içinde kalarak derin dostluklar kurmuştur.  Bu vesile ile sayın Başkana öncelikle ihracat dünyasına katkıları ve bizlere öğretileri için teşekkür ediyorum.  Bundan sonraki dönemlerde de Türkiye için çalışmaya devam edeceğine emin olarak saygılarımı sunuyorum.      

 

PAYLAŞ