Güçlü ihracat kırılganlığı azaltıyor

 

Türkiye İhracatçılar Meclisi olarak geçtiğimiz ay “2017 yılı İhracatçı Eğilim Araştırması 1. Çeyrek Gerçekleşme 2. Çeyrek Beklenti” sonuçlarını, Ekonomi Bakanımızın katıldığı bir toplantı ile açıkladık. 2009 yılından bu yana kesintisiz yürüttüğümüz bu araştırma ile ihracatımızın ve ihracatçılarımızın nabzını tutuyor, yaşanan sorunları tespit etme imkânı buluyoruz. Bunun yanında, ortaya çıkan sonuçlara araştırma ve analizlerimizde başvuruyor, ihracatçılarımızın ortak görüş ve önerilerini Hükümetimiz ve ilgili kurumlarımıza iletme sorumluluğu taşıyoruz. Önceki yıllarda bir piyasa araştırma şirketi yardımıyla yürüttüğümüz çalışmayı, bu çeyrekte ilk defa kendi bünyemizde, kendi personelimiz ve kendi kaynaklarımızla gerçekleştirdik. Böylece daha geniş bir kitleye ulaşma imkânı bularak cevap aldığımız firma sayısını iki katına çıkardık. Ayrıca bu yıl araştırmada yeni bir kategori açtık: ihracat yapan firmalarımızın yanında, bir önceki yıl ihracat yaptığı halde bu çeyrekte ihracat yapmamış firmalarımıza da mikrofon tutarak, ihracatlarında yaşanan kesintilerin sebeplerini öğrenmeye çalıştık. Araştırmanın her iki kategoride de ortaya koyduğu sonuçlar, geleceğe yönelik üreteceğimiz politikalarda son derece önemli bir referans kaynağı olarak karşımıza çıkıyor. Örneğin, firmalarımızın yüzde 26'sı ihracatlarının tamamını sadece tek bir ülkeye gerçekleştiriyor. Bu durum, ihracat yaptığımız bu tek ülkede yaşanabilecek ekonomik veya siyasi bir sorunun ihracatımızı derinden etkileyebileceği anlamına geliyor. Bunun yanında, firmalarımızın cirolarının ne ölçüde ihracattan kaynaklandığı da firmaların finansal sürdürülebilirlikleri açısından önemli. Örnek olarak, yüzde 70 oranında ihracatçımız, gelirlerinin yüzde 25'ten fazlasını ihracattan elde ediyor. Bu koşul da, içeride yaşanabilecek sorunların gelirler üzerinde baskı yaratmasını engelliyor. Bu 2 çalışma birlikte düşünüldüğünde şu sonuç ortaya çıkıyor: dış pazara içeriden daha fazla yoğunlaşan, bunun yanında 1'den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren firmalarımız, finansal anlamda çok daha güçlü bir yapı sergilerken, aksi şekilde hareket eden firmalarımız daha kırılgan oluyor.

Bir önceki yıl ihracat yapan, ancak ilk çeyrekte ihracat yapamayan firmalarımızın verdikleri yanıtlar da, çalışma, etkinlik ve faaliyetlerimize ışık tutacak nitelikte. Bu kategoride teknik olarak ihracat yapamasa da, ihracatımızı olumsuz etkilemeyecek 2 alt grup mevcut: yüzde 17 oranında firmamız, karşılaştırılan dönemde aynı grup içerisindeki farklı firmaları üzerinden ihracat gerçekleştiriyor. Yüzde 13 oranında firmamız ise, ihraç ürünleri dönemsel olduğu için (genellikle gıda sektörleri) sonraki dönemlerde ihracat yapacağını belirtiyor. Ancak, yurtdışında güçlü bir bayilik ve dağıtım ağı kuramayan bazı ihracatçılarımızın bu çeyrekte ihraç pazarlarını kaybettiklerini görüyoruz. Finansal sorunlar nedeniyle dış pazarlardan vazgeçerek içe yönelen firmalarımızın ihracat desteklerini tam olarak kullanamıyor olmaları, bu konuda atılması gereken adımlar olduğunu ortaya koyuyor. TİM olarak araştırmamızın sonuçlarını analiz etmeye, bu sayede firmalarımızın düşüncelerini anlayarak ihtiyaç ve taleplerine hızlı bir şekilde yanıt vermeye tüm gücümüzle devam ediyoruz. Umuyoruz ki, bu sayede firmalarımızın hem ihracat performansları, hem ihracatlarındaki sürdürülebilirlik artış yakalayacak, ülke olarak ihracatımız kalıcı bir artış yakalayacaktır.

Bu sayfa 1 Haziran 2017 Perşembe tarihinde yayınlanmıştır.
PAYLAŞ