Geleceğe tasalanmak yerine geleceği tasarlamak

Dünya genelinde büyüme tahminlerinin aşağı yönlü revize edildiği bir dönemde Türkiye diğer ülkelere kıyasla olumlu bir performans sergilemeye devam ediyor. Türkiye ekonomisi ilk çeyrekte yakaladığı yüzde 4,8'lik büyüme ile dünyanın en hızlı büyüyen altıncı ekonomisi olurken, ikinci çeyrekteki yüzde 3,1'lik performans ile 21 AB üyesi ülkeden daha hızlı büyüdü. Yine, DTÖ verilerine göre, dünya ticaretindeki payımız 2002 yılında yüzde 0,56 iken, 2016 Temmuz ayı itibarıyla yüzde 0,89 seviyesine ulaşmış görünüyor. Son aylarda yaşanan, gerek 15 Temmuz darbe girişimi gerekse Ortadoğu'da devam eden savaş hali gibi, tüm olumsuzluklara rağmen, elimizdeki veriler ekonomimizin sağlam olduğunu gösteriyor.

2023 yılında dünya ticaretinden aldığımız payı yüzde 1,5'e yükseltmeyi ve dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girmeyi hedefliyoruz. Bu hedeflere ulaşabilmek için de, Ar-Ge, inovasyon, tasarım ve markalaşmanın hayati önem taşıdığını her fırsatta, düzenlediğimiz her etkinlikte dile getiriyoruz. İhracatçılarımızın çatı kuruluşu olarak ekonomimizin sağlıklı ve istikrarlı büyümesine katkı sağlamak, dünya ticaretinde daha büyük pay sahibi olmak ve doğal olarak daha güçlü bir Türkiye'yi hayata geçirmek için elimizi taşın altına koymaya devam ediyoruz.

Bu vizyonumuz doğrultusunda, üretimde ve ihracatta değişimin en önde gelen savunucusu olarak, tasarım alanında bir ilke imza atmanın heyecanını yaşadık. Bu yıl ilk defa 19-23 Ekim tarihleri arasında düzenlediğimiz Türkiye Tasarım Haftası ile 2008 yılından bu yana düzenlenen “Design Turkey Endüstriyel Tasarım Ödülleri”ni de kapsayan çok daha geniş kapsamlı bir organizasyon yaptık. Tasarım alanında gerek algı ve alışkanlıklarımızı gerekse kapasitemizi geliştirmek için yapmamız gereken daha çok şey var. Fakat bu ve benzeri girişimler sayesinde sürecin hızlanacağına ve tasarım kültürünün hem ekonomik aktörlerimiz hem de halkımız tarafından daha kolay benimseneceğine inanıyoruz.

Tasarlamak, yenilikçi düşünmek ve hayata farklı gözden bakabilmek kültürün bir yansıması. Yenilik yapma, alışılmışın dışına çıkma güdüsü ile tasarım kültürünü sürdürülebilir ve kalıcı bir yapıya büründürmek için öncelikle yaratıcı düşünceyi desteklememiz gerekiyor. Bunun için de özgür düşüncenin yeşereceği ortamlar sağlamamız, eğitim sistemimizi ve şirket kültürlerimizi bu bağlamda gözden geçirmemiz şart. Ayrıca, tasarımların hayata geçerek yeni ürüne ve katma değere dönüşebileceği alt yapıyı oluşturmanın da çabası içinde olmalıyız.

Bu hedeflerimize ulaşabilmek için nitelikli tasarım profesyoneli yetiştirebilmeli, yaşadığımız çağın gerekleriyle ve teknolojileriyle uyum içinde olan, aynı zamanda da zengin tarihi ve kültürel değerlerimizden beslenen bir tasarım felsefi oluşturmalıyız.

Türkiye İhracatçılar Meclisi olarak, neredeyse 30 milyona varan genç ve dinamik nüfusumuzun kerterizi olmak istiyoruz. Onların ayağına fırsatlar getiriyoruz; sadece tasarlayın biz ödüllendireceğiz, sizi ve eserlerinizi dünya platformlarına taşıyacağız diyoruz.
PAYLAŞ