2016 bitiyor, 2017 daha iyi olsun

Küresel ekonomi açısından oldukça zorlayıcı bir yılı geride bırakmak üzereyiz.

Dünya ekonomileri 2016'da son yılların en düşük büyümesini gerçekleştiriyor. Türkiye ise bu zorlu küresel şartların yanı sıra; hem içeride yaşadığı sorunlar hem de başta Rusya ve Irak ile yaşadığı sorunlarla birlikte ihracatta 2015 yılında olduğu gibi 2016'da da kayıplar yaşama devam etti. Ancak, pek çok ülkeden daha iyi durumdayız . Bütün bu olumsuz gelişmelere rağmen, küresel ticaretin %4 daraldığı bir dönemde ülkemizin ihracatı daha düşük oranda gerileme yaşadı. Böylelikle, dünya ticaretinden aldığımız payı %0,89 seviyesine çıkararak 2023 hedefimiz olan %1,5'e bir adım daha yakınlaştık.

Son dönemde, Trump'ın seçim zaferinin ardından Fed'in Aralık ayında faiz artırım ihtimalinin güçlenmesiyle birlikte dolar tekrar dünya genelinde yükselişe geçti. Türk lirası da birçok gelişmekte olan ülke para birimi gibi (ancak diğerlerinden daha yüksek oranda) bu süreçte dolara karşı değer kaybetti.

Dolayısıyla, 2016'nın başında olduğu gibi sonunda da küresel ekonomide dalgalanmalar devam ediyor. İşte böyle bir ortamda, Türkiye'nin ihracatını masaya yatırmak ve ihracat artışımızın önündeki engelleri ve yapmamız gerekenleri tartışmak adına Kasım ayında İhracat Zirvesi'ni düzenledik.

Zirve'de küresel gelişmelerin yanı sıra, ihracatın finansmanından, yeni pazar arayışlarına, dijital dönüşüm ve e-ticaretten lojistik ve gümrüklere dair ihracatımızı ilgilendiren her konuyu enine boyuna ele aldık. Bunların yanı sıra, her sektörden Başkanlarımız, Başbakanımıza ve Bakanlarımıza kendi sektörel sorunlarını anlattı.

İhracat Zirvesi'nde ihracatçılarımız sıkıntılarından ve isteklerinden bahsettiler ancak geleceğe ilişkin de çok olumlu beklentilerde bulundular. Hepimiz için zorlu bir yıl olarak geride kalan 2016'nın ardından 2017 yılının ihracatımız açısından bir sıçrama yılı olması gerektiğini  düşünüyoruz.

Bu beklentimizin altında yatan sebepler neler peki?

Öncelikle, 2015 ve 2016 yıllarında dünya genelinde petrol ve emtia fiyatlarındaki düşüş artık son buldu diyebiliriz. Yani artık ihracat fiyatlarında gerileme yaşanmayacak, aksine artış göreceğiz. Petrol ve emtia fiyatlarının artışa geçmesi; ekonomileri bu ürünlere dayanan çevremizdeki önemli ticaret ortaklarımıza ihracatımızı tekrar artırabileceğiz demek.

Bunun yanında, 2015'in Kasım ayında yaşadığımız uçak krizinin ardından 2016'da Rusya'ya ihracatımızda yaşadığımız ciddi kayıpları da 2017'de telafi etmeye başlayacağız.

Diğer taraftan, Hükümetimizin 2016 yılında ektiği destek tohumları da 2017'de yeşerecek. Böylelikle, 2017 yılında OVP'de belirlenen 153,3 milyar dolarlık ihracat hedefinin yakalanabileceğini söyleyebiliriz.

Elbette her şey bu kadar kolay olmayacak, önümüzde yeni riskler olmaya devam edecek. Ancak, her ne zorluk olursa olsun bunun altından kalkmayı başarabilen ihracatçılarımız için eminiz ki 2017 yılı 2016'ya nazaran çok daha başarılı geçecek.

 

 

PAYLAŞ