Süper teşvikler

NİSAN AYINDA VERİLEN TEŞVİKLERİN, İTHALATIMIZI ZAYIFLATMANIN YANI SIRA İHRACATA POZİTİF KATKILAR SUNMASI AMAÇLANIYOR. SÖZ KONUSU 23 PROJENİN CARİ AÇIĞIMIZI YAKLAŞIK 19 MİLYAR DOLARLIK BİR YÜKTEN KURTARMASI BEKLENİYOR.

Nisan ayında bilindiği üzere, Ekonomi Bakanlığımız tarafından Proje Bazlı Teşvik Sistemi kapsamına girmeyi hak kazanan projelere belgeleri Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen bir tören eşliğinde sunuldu. 135 milyar TL tutarında yatırım içeren 23 projeye verilen söz konusu teşvikler, kalkınma planlarımızda yer alan stratejik hedeflere katkı verme amacı taşıyor. “Süper teşvik” olarak da anılan ilgili programın detaylarını hatırlayacak olursak, mevzuatta 2016 sonlarına doğru yapılan düzenlemeler çerçevesinde gerek çağrı gerekse davet usulleriyle firmaların proje bazında teşvik müracaatları yapabilecekleri duyurulmuştu. Bakanlar Kurulu kararıyla destek verilen bu projelerin içeriklerinin ise, ekonomimizdeki dışa bağımlılığı azaltıp arz güvenliğini artıracak, Ar-Ge ve inovasyonun da eşliğinde teknolojik dönüşümü destekleyecek ve üretimdeki katma değeri yükseltecek mahiyette olacağı bildirilmişti. Nitekim bilindiği üzere ekonomimizin temellerini güçlendirmenin başlıca maddeleri arasında, cari dengemizi ve açığın GSYH'ye oranını daha sürdürülebilir seviyelere getirmek geliyor.

Bu bağlamda bir yandan dışa bağımsızlığa katkıda bulunacak belli başlı ara malları, diğer yandan da birim değeri yüksek malları üretme kabiliyet ve kapasitemizi geliştirecek sektörlere odaklanmak gibi son derece net bir formülü devreye sokmak gerekiyor. Bu amaç doğrultusunda süper teşvik paketinde şirketlerimizi cesaretlendiren unsurlar arasında, kurumlar vergisi indiriminden KDV istisnasına uzanan vergisel desteklerin yanı sıra, yatırım kredileri ve enerji tüketim harcamaları gibi konularda finansman destekleri de yer alabiliyor. Ayrıca çeşitli istihdam destekleri ile yatırım yerine ilişkin avantajlar da, proje bazlı bir değerlendirme çerçevesinde sunulabiliyor. 

İşte tıbbi cihaz, savunma sanayii, havacılık, yenilenebilir enerji teknolojileri, petrokimya, rafineri, metalürji, elektrikli batarya, motor, tarım teknolojileri, kompozit malzeme ve entegre madencilik gibi alanlara yatırım yapacak projelere Nisan ayında verilen teşviklerin de, ithalatımızı zayıflatmanın yanı sıra ihracata pozitif katkılar sunması amaçlanıyor. Ve böylece planlandığı gibi ilerlediği takdirde, söz konusu 23 projenin cari açığımızı yaklaşık 19 milyar dolarlık bir yükten kurtarması bekleniyor.

Elbette söz konusu yatırımların tasarlanan cari denge ve dahi ötesindeki etkileri, ancak orta vadeli periyotta belirgin bir şekilde hissedilmeye başlayacaktır. Bu bağlamda teşvikleri bir araç kılarak ekonomimizin köklerinin güçlenmesi için bugünden atılmış bu tohumların verimi, esasında yapısal anlamlar içeriyor. Birçok ülkede de çeşitli örnekleri görülmüş bu tür bir sanayi politikası, teşhisten tedaviye uzanan bir yol haritası eşliğinde, özünde reformist bir mahiyet taşıyor.

 

PAYLAŞ