Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sanayi ekosistemi kurmakta kararlıyız

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan himayesinde, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde "Türk Savunma Sanayii Zirvesi" düzenlendi. Zirve kapsamında konuşma gerçekleştiren TİM Başkanı İsmail Gülle, savunma sanayii alanında sağlanan ihracatın, Türkiye'nin ihracat hedeflerini tutturmak için en önemli desteklerden birisi olacağını belirterek; “Son 15 yılda savunma sanayiimizin geldiği nokta, ülke olarak yaptığımız atılımın, milli ve yerli sanayi hamlesindeki başarımızın en büyük göstergelerinden biri” değerlendirmesini yaptı.

Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde Türk Savunma Sanayii Zirvesi düzenlendi. Zirvenin düzenlenmesinde emeği geçenlere ve zirvede değerlendirmeleri ve teklifleriyle katkı sağlayanlara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vizyonu “Küresel Güç Türkiye” kavramıyla belirlenen zirvede ortaya konacak görüşlerin hayata geçirilmesi için, kamu ve özel sektör sorumlularının üzerine düşeni yapacağına inandığını söyledi.

Günümüzde, savunma teknolojilerinde güçlü ve bağımsız olamayan ülkelerin ve milletlerin geleceklerine güvenle bakabilmelerinin mümkün olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan,  bölgede parası çok olup da, gerçek anlamda bağımsız hareket edemeyen pek çok devletin bulunduğunu kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buna karşılık Türkiye, maddi imkânları nispeten sınırlı olmasına rağmen, ordusunun ve savunma sanayiinin gücü sayesinde, bölgesel ve küresel düzeyde söz sahibi ülkeler arasında bulunuyor” diye ekledi.

 

Kötü komşu bizi ev sahibi yaptı

Türkiye'nin savunma sanayiinde bulunduğu yerin önemli bir bölümünün, son 16 yılda kat edildiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyetin ilk dönemlerinde bu doğrultuda atılan adımların kararlılıkla devam ettirilemediğini, savunma sanayii hamlelerinin hedefine ulaşamadan akim (verimsiz) bırakıldığını ifade etti.

Son 16 yıldaki atılımlar sayesinde, Türkiye'yi çok farklı ve ileri bir noktaya getirmeyi başardıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünya öylesine hızlı bir şekilde değişiyor ki böyle bir ortamda sadece yürümek yetmez, koşabilecek kabiliyet ve imkânlara sahip olmak da gerekiyor, bunu başarmamız lazım. Bugüne kadar yaptıklarımızı ısınma, alıştırma, egzersiz hareketleri olarak görüyoruz. İnşallah bundan sonra koşmaya çok farklı bir şekilde devam edeceğiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı konuşmasında şunları söyledi:

“Savunma teknolojisinde güçlü olmayan ülkeler geleceklerine güvenle bakamaz. Savunma sanayiinde aynı teknolojide kalsaydık Zeytin Dalı, Fırat Kalkanı Harekatlarında başarıya ulaşamazdık. 'Batı bize ne verirse' mantığıyla beklemiş olsaydık kusura bakmayın Batı'dan bir şey gelmez. 'Kongre izin vermiyor' diyorlar. Başkalarına verir. Türkiye'ye gelince vermez. Bugün eğer terörle mücadelede bu neticeleri alabiliyorsak bunun tek nedeni lojistik desteğin bize gelmesidir. Kusura bakmayın. Batıdan bir şey gelmez. Hep kapılardan döndük. Kötü komşu bizi ev sahibi yaptı, artık ihracata başladık, bundan sonra daha iyi olacak.

Savunma sanayinin önemli bir bölümünü son 16 yılda yaptık. Son 16 yıldaki atılımlarımız sayesinde ülkemizi çok farklı ve ileri bir noktaya getirmeye başardık. Biz geleceğe yatırım yapıyoruz. Kendi ihtiyaçlarımızı karşılama ötesinde ihracatı hedef alan her çaba bizim için önemlidir. Böyle bir ortamda koşabilecek imkanlara sahip olmak gerekiyor bunu başarmak lazım. İnşallah koşmaya çok daha farklı bir şekilde devam edeceğiz.

Hedeflerimiz doğrultusunda faaliyet gösteren her kişi ve kurumlara devlet olarak iş ortağımız gözüyle bakıyoruz. Geleceğe yatırım yapıyoruz, hazırlanıyoruz. Bilimi, araştırmayı, geliştirmeyi, tasarımı, üretimi, hizmeti, bütün bu hizmet zincirlerinin birbiriyle uyumunu esas alan bir sanayi ekosistemi kurmakta kararlıyız. Kendi ihtiyaçlarımızı karşılamanın ötesinde ihracatı hedef alan, uluslararası ilişkilere katkı sağlayacak, değer kazandıracak her çaba bizim için önemlidir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii alanında hâlen proje bedeli 60 milyar doları bulan 650 kalem işin takip edildiğine ve bunların 100 tanesinin doğrudan teknoloji geliştirme ve araştırma-geliştirme projesi olduğuna işaret etti ve şunları ekledi: “Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, elbette ülke güvenliğinin belkemiğidir. Ancak günümüzde, güvenlik kavramı istihbarattan sağlığa, enerjiden iletişime, ulaştırmadan tarıma kadar farklı alanları da içine alacak şekilde genişlemiştir. Önemli olan potansiyelimizi harekete geçirmek, kaynaklarımızı en doğru şekilde kullanmak, çalışmalarımızı verimlilik esasına göre yürütmektir. Savunma Sanayii Başkanlığımızı doğrudan Cumhurbaşkanlığına bağlamamızın sebebi işte budur.”

 

Savunma Sanayiimiz 163 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor

Zirvede, “Küresel Güç Türkiye” ana temasıyla “İnsan Kaynağı”, “Yenileme”, “Teknoloji – İnovasyon – Üretim” odak noktaları çerçevesinde konular ele alındı.

Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen Savunma Sanayii Zirvesi'nde "Girişim-Yatırım- İhracat Zincirinde Savunma Sanayii" adlı panelin açılışını gerçekleştiren Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı İsmail Gülle yaptığı konuşmada, bu yıl gerçekleştirilen zirvenin sürekli hale getirilerek ülkenin savunma sanayisine yön vereceğinin altını çizdi, Savunma sanayisi alanında sağlanan ihracatın 500 milyar dolar ihracat hedefini tutturmak için en önemli desteklerden birisi olacağını belirten Gülle; “Son 15 yılda Savunma Sanayiimizin geldiği nokta, ülke olarak yaptığımız atılımın, milli ve yerli sanayi hamlesindeki başarımızın en büyük göstergelerinden biri” dedi.

Savunma sanayiinin, ülkenin katma değer üretimine, istihdamına ve ihracatına yaptığı katkının ötesinde, uluslararası arenada, ülkelerin ekonomi-politik gücünü, caydırıcılık becerisini belirleyen en önemli endüstri konumunda olduğunu kaydeden Gülle, ülkenin savunma becerisi ve caydırıcılık gücü anlamında, jeopolitik ve jeostratejik kabiliyetiyle doğrudan ilgisi, Savunma Endüstrisini diğer sektörlerden yapısal anlamda farklılaştırdığını, küresel ölçekte izlenen teknolojik gelişmelere paralel olarak sürekli değişime ve inovatif yeniliklere ihtiyaç gösterdiğinin altını çizdi.

Milli Savunma Sanayimizin son 16 yılda yakaladığı gelişim ve değişim başarısı, serbest piyasa ekonomisinin dinamikleri adına elde edilen başarının ötesinde, bilhassa Cumhurbaşkanımızın liderliğinde şekillenen küresel vizyon ve Hükümetlerimizin sektöre doğrudan veya dolaylı olarak verdikleri yoğun destek sonucunda gerçekleşmekte olduğunu ifade eden Gülle; “Desteklerini esirgemeyen devlet büyüklerimize ve girişimcilikleri ile yüksek teknolojiye dayalı savunma yatırımları gerçekleştiren kamu ve özel sektörümüze huzurlarınızda şükranlarımı sunmak isterim. Ülkemizin küresel ölçekte jeopolitik ve jeostratejik konumu gereği, Türkiye'nin yüksek katma değerli üretimine ve yüksek katma değerli ihracatına kritik önemde katkı sağlayan Türk Savunma Sanayimiz, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin imkan ve kabiliyetlerine yaptığı milli ve yerli katkının yanı sıra, rekabetin had safhaya ulaştığı uluslararası pazarda da ağırlığını hissettirmeye başladı. Ülkemiz Kıbrıs Barış Harekatı'nda uçaklarına yedek parça bulamazken, bugün 163 ülkeye ve bölgeye ihracat yapar hale geldi. Avrupa'dan Afrika'ya, Latin Amerika'dan Uzakdoğu'ya, dünyanın dört bir kıtasına savunma sanayi ihracatı yapan ülkemiz, askeri ve ekonomik gücünü küresel çapta derinleştiriyor. Biz de, 72.500 ihracatçının temsilcisi olarak, hükümetimizin bu stratejisinin bayraktarlığını yapıyor, savunma sanayisi sektörümüzün, küresel pazardaki payını artırmak adına var gücümüzle çalışıyoruz” dedi.

 

İlk 1000 ihracatçı arasından 10'u Savunma Sanayiinden

Uluslararası Enstitü ve Kuruluşların raporlarına göre, küresel savunma harcamalarının 2017 yılında yüzde 1,1 oranında artarak 1,7 trilyon dolara yükseldiğini ifade eden Gülle; “Bu oranlardaki ülke paylarına baktığımızda, savunma harcamalarının ülkelerin ekonomik güçlerinin yanı sıra, insan kaynağı ile doğru orantılı olduğunu görüyoruz. Bir ülke, nitelikli insan kaynağını savunma sanayii sektörüne ne kadar yöneltebilirse, o denli başarı kazanıyor. Bakın ülkemizin de en donanımlı mühendisleri, en başarılı yazılımcıları, en büyük girişimcileri, bugün ASELSAN, TAİ, TUSAŞ gibi önemli kuruluşlarımıza değer katmaktalar. Türkiye'nin 2017 yılındaki ilk 1000 ihracatçısı içerisinde, savunma sanayimizden 10 önemli kuruluşumuz yer alıyor. Medarı iftiharımız, yerli savunma sanayiimizin gözbebeği olan MİLGEM, gemi tasarımındaki son teknolojilerden faydalanarak, esnek yüzer platformlar üretiyor, ve dünyanın dört bir yanında ülkemizi gururlandırıyor.”

 

Savunma sanayii ihracatı katma değeri ile dikkat çekiyor

Günümüzde, ekonomik başarının sırrının, katma değerli üretim ve yüksek teknoloji ihracatından geçtiğini vurgulayan Gülle; “Ülkemizin, son 10 yılda, Yüksek ve Orta-Yüksek Teknolojili Ürün İhracatında yüzde 40'lık seviyelere ulaşması, ekonomimize büyük bir dinamizm kazandırdı. Bu paydaki en büyük başarı, hiç şüphesiz Savunma sanayiimize ait. Bakın ülkemizin ortalama ihracat birim fiyatı 1,37 dolar iken, 2018 yılında, yalnızca Savunma Sanayimizin birim fiyatı tam 47 dolara ulaşmış durumda. Yani ekonomimize birim değer bazındaki en önemli katkılardan biri de, tamamen yerli, tamamen milli olan savunma sanayisi ürünlerimizden sağlanıyor.İhracat verilerine bakacak olursak; Savunma ve Havacılık Sanayi İhracatçı Birliğimizin kurulduğu  2011 yılında, sektörde 464 ihracatçımız faaliyet gösterirken, 2018'de bu rakam 1423 firmaya yükseldi. 2017'nin yıllık ihracatı olan 1,91 milyar dolarlık ihracat hacmini 2018'de ilk 11 ayda 1,96 milyar dolar ile geride bıraktık. Yine geçtiğimiz sene, ABD ve Almanya gibi dev savunma bütçeleri olan iki ülkeye, 1 milyar dolara yakın ihracat gerçekleştirdik. Genele baktığımızda; 100 ülkeye yivsiz tüfek, 49 ülkeye uçak ve helikopter parçası, 23 ülkeye turbojet aksamı, 16 ülkeye tank ve zırhlı araçlar, 12 ülkeye telsiz teknolojisi ihraç ediyoruz."

 

Rekorlarımıza devam edeceğiz

İhracatçılar olarak 2018 yılını,  Cumhuriyet tarihi rekorları ile taçlandırılan altın bir yıl olarak tarihe not düşeceklerini kaydeden Gülle, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “İnanıyorum ki, bu ayın sonunda da, başarılarımıza bir yenisi daha ekleyerek, yıl sonundaki 170 milyar dolarlık ihracat hedefimize ulaşmış olacağız. Önümüzdeki yıllarda ise, artık 1'li rakamları geride bırakarak, 2'li, 3'lü rakamlara, ve 500 milyar dolarlık ihracat hedefimize doğru yol alacağız. İhracatçılar olarak bir başka arzumuz da, 500 milyar dolarlık ihracat hedefimiz içerisindeki en büyük payın, savunma sanayimize ait olması. Sektörümüzün gücünün, ülkemizin gücü olduğu kanaatindeyiz.  Sayın Cumhurbaşkanımızın da dile getirdiği gibi 'Türkiye bizim ortak sevdamız, ortak geçmişimiz, ortak geleceğimizdir.' Bizler, ihracat ailesi olarak bu bilinçle, geleceğimizi en iyi şekilde inşa etmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderlik ettiği bu kutlu yolda, yerli ve milli üretimimizi, savunma sanayii ihracatımızı artırmayı en büyük milli meselelerimizden biri olarak görüyoruz. Bizlere olan destekleri ve duydukları güvene minnetimizi göstermeyi bir borç bilerek, Zatıâlilerine bir kez daha şükranlarımı arz ediyorum.”

 

İlgili Fotoğraflar

PAYLAŞ