İhracat Bedellerinin Yurda Getirilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Toplantısına yoğun ilgi

TİM Başkanı Gülle, “Hazine ve Maliye Bakanımız sayın Berat Albayrak'la geçen hafta yaptığımız görüşmede tebliğ ile ilgili 10 çözüm önerisi sunduk” dedi. Öneriler arasında ihracat bedellerinin Türkiye'ye getirme süresinin 180 günden 360 güne çıkarılması, söz konusu bedellerin de yüzde 80'inin bankaya satılma zorunluluğunun yüzde 40'a çekilmesi var


Türkiye İhracatçılar Meclisi, (TİM) son günlerin en çok tartışılan konusu olan ihracat bedellerinin yurda getirilmesi hakkında tebliğle ilgili Hazine ve Maliye Bakanlığı ile birlikte ihracatçı firmaları bilgilendirme toplantı düzenledi. Polat Renaissance Hotel'de gerçekleştirilen toplantıya yaklaşık 1000 firma katıldı. Toplantıda Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Sektör İlişkiler ve Kambiyo Genel Müdürü Hakan Ertürk "İhracat Bedellerinin Yurda Getirilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" konusunda ihracatçı firmalara detaylı bir bilgi verdi.

Toplantının açılışında konuşan TİM Başkanı İsmail Gülle, ihracat bedellerinin yurda getirilmesinin 2008 yılına kadar zorunlu olduğunu, bu tarihe kadar, 100 bin doları aşan bedellerin süresi içerisinde yurda getirilmemesi durumunda kambiyo mevzuatına göre ceza uygulanabildiğini hatırlattı. Gülle, “Bu zorunluluk 8 Şubat 2008'de Resmi Gazetede yayınlanan değişiklikle kaldırıldı. İhtiyaç duyulması halinde düzenleme yapma yetkisi ise Bakanlığa verilmişti” dedi.

Geçtiğimiz haftalarda yapılan yeni düzenlemeyle birlikte; ihracat bedellerinin, fiili ihraç tarihinden itibaren en geç 180 gün içinde ihracata aracılık eden bankaya transfer edilmesinin ve söz konusu bedellerin de en az yüzde 80'inin bir bankaya satılmasının zorunlu tutulduğunu kaydeden Gülle, tebliğin yayınlanmasının ardından ihracatçıların kendilerini yoğun bir şekilde arayarak uygulama konusundaki tereddütlerini dile getirdiğini vurguladı. Düzenledikleri bilgilendirme toplantısına ihracatçı firmaları yoğun ilgi gösterdiğini söyledi.  

Zor günlerden çıkış yolu ihracatı artırmaktan geçiyor

Türkiye'nin zor bir süreçten geçtiğini, bu dönemden daha çok ihracat ile çıkılacağını savunan Gülle,
TİM yönetimi olarak geçen hafta konu ile ilgili Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'la bir araya geldiklerini vade, ihracat bedeli oranı, kur farkı konuları başta olmak üzere tebliğe ilişkin sorunları anlattıklarını kaydetti. Bakan Albayrak'a 10 çözüm önerisi sunduklarını ifade eden Gülle önerileri şöyle sıraladı
. İhracatçılarımızın daha uzun vade ile çalıştıkları müşterilerini kaybetmemeleri için 180 günlük süre 360 gün olarak değiştirilmeli.
. İhracat bedelinin bankaya satılması zorunlu olan yüzde 80'lik kısmı yüzde 40'a çekilmeli.
. Kâr marjı düşük sektörlerde kambiyo zararı oluşma tehlikesi nedeniyle, ihracat bedellerinin dövize çevrilmesinde döviz kuru sabit tutulmalı.
. Transit ticaret, özel fatura ile ihracat (bavul ticareti) ve mikro ihracat kapsamında yapılan ihracatın tebliğ kapsamına girip girmediği netleştirilmeli.
. Serbest bölgelerin KKDF düzenlemesinde olduğu gibi döviz kredi işlerinde de 'yurtiçi' olarak değerlendirilmeli.
. Tebliğ hükümlerinin 6 ay olan geçerlilik süresi uzatılmamalı.
. Tescil tarihi, fiili çıkış tarihi, ihracat bedelinin yurda geliş tarihi gibi konularda oluşabilecek tereddütler ihracatçımız lehine giderilmeli.
. Güvenilir bankacılık sistemi olmayan ülkelerle yapılan ihracat işlemlerinde, dövizin yurda getirilmesinde bizleri koruyan yöntemler ortaya konulmalı.
. Döviz kurlarında rekabetçi ortam olmaması nedeniyle paranın başka bankaya transfer edilip satılabilmesine imkan tanınmalı.
. Bu tebliğ hükümlerine uymayanlar hakkında ihracat rayiç bedelinin yüzde 5'i kadar idari para cezası yaptırımı makul bir düzeye indirilmeli.”

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın talepleri dinleyerek kısa vadede yapılabilecekler konusunda gerekli notları aldığını bu taleplerin tebliğle karşılanabileceğini ifade ettiğini kaydeden Gülle, “Nitekim 6 Eylül tarihli bir yazılı talimat ile fiili ihracı tebliğ öncesinde yapılmış fakat tahsilatı tebliğden sonra yapılacak işlemler kapsam dışında tutuldu. Ayrıca, ihracatçının ithalat bedeli ve kredi ödemelerinin de ihracat bedelinin alışı yapılmadan bankalarca mahsup edileceğine dair bir düzenleme yapıldı” ifadelerini kullandı.

Ticaret nehir gibidir, yatağını değiştirirsen kurur
Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın yeni bir genelge üzerinde çalışma yaptığını ve TİM'den de konuyla ilgili görüş istendiğini bildiren Gülle, genelgenin ihracatçıya ciddi bir bürokratik yük getirmemesinin büyük önem arz ettiğini ifade etti. Gülle sözlerini şöyle sürdürdü:
“Örnek vermem gerekirse; genelgenin çok fazla prosedür içermemesi ve kolay uygulanabilir olması ihracatçılar açısından çok önemli. Örneğin, genelgenin ilgili maddesinde, efektif, yani elden getirilen paranın yatırılması için çok fazla prosedür yer alıyor. Bu transferler, zaten KOBİ'lerimiz tarafından sistemin iyi işlemediği yerlere yapılan ihracatın bedelleri. Dolayısıyla, en basit şekliyle paranın hesaba yatırılmasının yeterli olması gerektiği kanaatindeyiz. Pasaport fotokopisi, Nakit Beyan Formu alınması gibi koşulların da ihracatçılarımız için ilave bir süreç yaratacağı konusunda endişelerimiz bulunuyor.”

“Ticaret nehir gibidir, yatağını değiştirmeye kalkarsan kurur” diyen Gülle, “Biz ihracatçılar, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hükümetimizin sunduğu maddi ve manevi destek ve teşvikler konusunda minnettarız. Bugüne kadar bu motivasyonla büyük başarılara imza attık. İnşallah önümüzdeki dönemlerde daha da büyük başarılarımız olacak” diye konuştu.

Konuyla ilgili sık sorulan soruları ve cevaplarını içeren Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Sektörle İlişkiler ve Kambiyo Genel Müdürü Hakan Ertürk'ün sunumu için tıklayın!

 

İhracat bedellerinin yurda getirilmesine ilişkin usul ve esasları düzenleyen Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin 2018-32/48 Sayılı Tebliğ, 4 Eylül 2018 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Tebliğe ulaşmak için tıklayınız.

http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2018/09/20180904-2.htm

İlgili Fotoğraflar

PAYLAŞ