Dış ticarette fiyat avantajı yakaladık!

Dış ticaret hadleri, bir ülkenin ihracat fiyatları ile ithalat fiyatları arasındaki oransal ilişkiyi ifade etmektedir. İhracat fiyatlarının ithalat fiyatlarından daha hızlı yükseldiği durumda dış ticaret dengesi olumlu etkilenirken, ithalat fiyatlarının daha çok yükseldiği durumda ise dış denge bundan olumsuz yönde etkilenir. Dış ticaret hadleri, resmi olarak TÜİK tarafından açıklanan dış ticaret endekslerinde birim ihracat ve ithalat değerleri ölçülerek açıklanıyor. TÜİK'in ihracat ve ithalat birim değerlerinin hesaplanmasına alternatif olarak ise kg başına yapılan ihracat ve ithalat değerlerini de kullanmak mümkün.

Türkiye'nin ihracatının ve ithalatının değerlerini miktarlarına bölerek elde ettiğimiz kg başı değerlere baktığımızda, geçtiğimiz 15 yıl boyunca ihracat fiyatları ile ithalat fiyatlarının birbirine yakın olduğunu görüyoruz. Söz konusu zaman diliminde, Türkiye'nin kg başına ihracat değeri 1,59 ile 2014 yılında en yüksek değerini alırken, kg başına ithalat değeri ise 1,53 ile 2011 yılında zirve noktasını görmüştür. Genel olarak bakıldığında, ihracat fiyatlarının ithalat fiyatlarının üstünde seyrettiğini, sadece 2010 ve 2011 yıllarında ithalat fiyatlarının ihracat fiyatlarını geride bıraktığını görüyoruz. 2014 yılından itibaren ise petrol ve emtia fiyatlarında yaşanan sert düşüşlerin etkisiyle kg başı ithalat değeri hızlı bir düşüş eğilimine girerken, ihracat fiyatları bir yıl gecikmeli olarak tepki verdi ve 2015 yılında gerileme gösterdi. Böylelikle, ihracat fiyatlarının ithalat fiyatlarına oranı, 2015 yılında yüzde 1,35'e yükselerek 2003 yılındaki yüzde 1,4 seviyesinden sonraki en yüksek düzeye ulaştı.

Türkiye'nin ihracatında ve ithalatında en çok ticareti yapılan fasıllara baktığımızda, ihracatta çimento, taş ve toprak ürünlerinin, ithalatta ise mineral yakıtlar ve yağlar fasıllarının ilk sırada yer aldıklarını görüyoruz. Türkiye'nin miktar bazında ihracatında ilk sırada yer alan 25. faslın altında yer alan çimento, feldispat ve mermer, toplam ihracatta sırasıyla yüzde 10,7, yüzde 5,2 ve yüzde 4,4 paya sahip. İthalatta ise ilk sırada yer alan 27. faslın altında 34 milyon ton ile kömür, 25,1 milyon ton ile ham petrol ve 16,7 milyon ton ile petrol yağları ilk sıralarda yer alıyor. Demir-çelik sektörü ise hem ihracatta hem de ithalatta ikinci sırada yer almakta.

 

 Petrol ve petrol ürünleri sert biçimde etkileniyor

Türkiye'nin ihracatta ve ithalatta kg başı değerlerinde, miktar bazında ilk sırada yer alan sektörlerin düşük kg başı değerlere sahip olması ve küresel fiyat hareketlerine oldukça duyarlı olmaları sebebiyle toplam kg başı değerlerini saptırıcı etkileri bulunuyor. Özellikle ithalatta petrol ve petrol ürünleri ile demir-çelik sektörleri küresel fiyat hareketlerinden sert şekilde etkilenmekte.

Türkiye'nin ihracatı ve ithalatında kg başı fiyatlarında petrol ve emtia fiyatlarının saptırıcı etkisinden ardındırmak amacıyla çimento, taş ve toprak ürünleri, mineral yakıtlar ve yağlar ve demir-çelik sektörü hesaplamaya dahil etmeyerek ikinci bir grafiğe ulaşıyoruz. Söz konusu fasıllar hariç bırakıldığında hem ihracatta hem de ithalatta kg başı değerler halilye daha yüksek oluyor. Bu grafikte de ilk grafiktekine benzer olarak ihracat ve ithalat fiyatlarının birbirine oldukça yakın olduğunu görüyoruz. 

Türkiye'nin ihracatı ve ithalat fiyatları her ne kadar birbirine yakın seyrediyor olsa da, en fazla ihracat ve ithalat yaptığımız birçok fasılda ithalat fiyatları ihracat fiyatlarından daha yüksek seyrediyor. Örnek verecek olursak, 2015 yılında en fazla ihracat yaptığımız motorlu kara taşıtları faslında kg başı değeri ihracatta 6,56 dolarken, ithalatta 9,69 dolar seviyesinde oldu. Makinalar sektöründe ise ihracat birim fiyatı 5,76 dolar, ithalat birim fiyatı 12,3 dolar düzeyinde. Türkiye'nin öncü sektörlerinden olan hazır giyimde de benzer bir tablo var. Hazır giyim sektörünü oluşturan 61 ve 62. fasılların kg başı değerleri sırasıyla 19,74 ve 23,02 dolar olurken, bu fasılların ithalat birim değerleri ise 30,68 ve 32,7 dolar düzeyinde seyretti. Ar-Ge ve inovasyonun en yoğun olarak görüldüğü sektörlerden elektrikli cihazlar sektöründe ise uçurum çok daha yüksek. Bu sektörde ihracat birim fiyatımız 7,39 dolar iken, kg başına ithalat değerimiz 22,7 dolar seviyesinde.

Türkiye'nin ihracatında ve ithalatında önemli yer tutan otomotiv, makine, elektrikli cihazlar ve hazır giyim gibi sektörlerde ithalat birim fiyatlarının ihracat birim fiyatlarından yüksek seyretmesi, bizlere Türkiye'nin bu sektörlerde teknoloji açığı olduğuna işaret ediyor. Sadece söz konusu 4 sektörde Türkiye'nin ihracat fiyatları ithalat fiyatları seviyesinde olmuş olsaydı, Türkiye'nin 2015 yılı ihracatı yaklaşık 50 milyar dolar daha yüksek olacaktı. Bu da Türkiye'nin cari açık değil, yaklaşık 20 milyar dolar cari fazla vermesi anlamına geliyor. Türkiye olarak çok daha kaliteli, katma değeri yüksek ürünlerin üretilmesi gerektiği her platformda dile getiriliyor. Rakamlar da bize bu sayede nereye varabileceğimizi gösteriyor. Ar-Ge, inovasyon, tasarım ve markalaşma yoluyla bu rakamlara kısa vadede olmasa da, orta-uzun vadede ulaşmamız durumunda Türkiye ekonomisinin temel sorunlarından olan cari açık sorunu ortadan kalkacaktır.

Bu sayfa 2 Ekim 2016 Pazar tarihinde yayınlanmıştır.
PAYLAŞ