Enerji Bakanı Yıldız: Enerjide vergi indirimini tartışacağız


Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) enerji fiyatlarındaki vergi yükünün hafifletilmesi ve enerji üzerindeki vergi yükünün hafifletilmesi ve diğer talepleriyle ilgili olarak, Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığında konuyu gündeme getireceğini söyledi.

TİM'in Genişletilmiş Başkanlar Kurulu Toplantısı'na katılan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi'yle birlikte ihracatçının gündemindeki meseleleri değerlendirdi.

Toplantıda Büyükekşi, bütün ihracatçılar adına Bakan'a taleplerini iletti. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) enerji fiyatlarındaki vergi yükünün hafifletilmesi ve TRT payının kaldırılması talebiyle ilgili olarak, Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığında konuyu gündeme getireceğini söyledi. TİM tarafından düzenlenen İhracatçı Birlikleri Genişletilmiş Başkanlar Kurulu Toplantısı'nda konuşan Yıldız, iş adamları tarafından enerjinin çıkmazı olarak görülen ÖTV ve KDV konusuyla ilgilendiklerine dikkat çekti.

KADEMELİ KALDIRABİLİRİZ
Bakan Yıldız, "ÖTV ve KDV konusuyla ilgili olarak Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı ile tekrardan konuşacağım. Ayrıca elektrikte TRT payı sürekli olarak gündeme getiriliyor. TRT hepimizin. Yerine ikame edilecek bir yol bulunmadan TRT payının kaldırılması doğru olmaz. Ancak bu yol bulunduğunda yüzde 1.5 artı 2 olmak üzere TRT payını kademeli olarak kaldıracağız” diye konuştu.

 SORUNLARIMIZA BERABER ÇÖZÜM ARIYORUZ

Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi ise yaptığı konuşmada Bakının toplantıya katılımından dolayı teşekkür ederek;  "TİM olarak, genişletilmiş Başkanlar Kurulu toplantılarımız vasıtasıyla bizi birinci dereceden ilgilendiren konuları hükümetimizin değerli bakanlarına iletiyoruz. Sorunlarımıza beraber çözüm bulmaya çalışıyoruz" dedi.

Türkiye çok önemli bir süreçten geçtiğini, yapısal bir dönüşüm yaşandığını belirten Büyükekşi; "En başta Türkiye siyasi istikrara kavuştu. Ekonomi dünyası, siyasetin gölgesinde yaşamaktan kurtuldu. Bunun sonucunda da siyasi istikrar, ekonomik istikrara dönüştü. Türkiye ekonomisi önemli bir büyüme trendine girdi. İhracatta büyük atılım gösterdik. Kamu maliyesine sıkı bir disiplin geldi. Faizler düştü, enflasyon azaldı. Bunun sonucunda önümüzü daha net görmeye başladık. Türkiye ekonomisinin ve dış politikasının geldiği nokta herkes için gurur verici bir hale geldi. Aynı başarının ve temponun devam etmesini diliyoruz" ifadesinde bulunarak şunları söyledi: 
"Zorlu bir 2010 yılı geçirdik. Türkiye, dünyada yaşanan krizden çok az hasarla çıktı. Özellikle bir IMF anlaşmasının kabul edilmemesi, Türkiye'nin krizi hızlı bir şekilde atlatmasını sağladı.  2010'nun ilk üç çeyreğinde Türkiye ekonomisi yüzde 8,9 büyüdü. 4. çeyrekte de ihracat, sanayi üretimi, kapasite kullanımı gibi endeksler oldukça güçlü seyretti. 2010 yılının tamamında büyüme oranı yüzde 8'i bulacak.  İhracatımız 2010 yılını yüzde 11,3 artışla 113,7 milyar dolar seviyesinde kapandı. 111 milyar dolarlık hedefimizi aştık. Bundan dolayı da son derece gururluyuz. Tüm bu başarıları şunun için sıraladım: Biz çok güzel işler başardık. Şimdi 13 yıl sonrasını planlıyoruz. Burada rekabetçiliğimizi etkileyecek temel bir alan karşımıza çıkıyor. Enerji arzı ve fiyatı."

"Cumhuriyetimizin 100. Yıldönümü olan 2023 yılında 500 milyar dolar ihracat ve dünya ticaretinden aldığımız payı da % 1,5 seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz. Bunun içinde içeride 2 trilyon dolarlık bir ekonomik büyüklük öngörüyoruz" ifadesinde bulunan TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
"Tüm sektörlerimiz ortak önceliklerin birisi şu: Enerji maliyetlerinin rekabetçi düzeye getirilmesi ve enerji arzının artırılması. Devletin enerji sektöründe özel sermayenin önünü açmasını çok önemli buluyoruz ve destekliyoruz. Enerji de rekabetin önünü açmaya devam etmemiz gerekiyor.
Enerji dağıtım ihalelerinin bitirilmiş olması sektöre rekabet getirecek. Rekabetçi yapının sanayi işletmeleri için fiyat indirimi sağlamasını bekliyoruz. Enerji üretimi alanında 2001'den sonra devlet yatırım yapmıyor. Burada özel sektörün devreye alınması çok olumlu oldu.
Enerji üretimi için tüm kaynaklarımızı kullanmamız gerekiyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılması açısından yapılan son yasal düzenlemeyi çok olumlu buluyoruz. Yenilenebilir Enerji Kanunu'nun 2010'un son günlerinde çıkarılmasında gösterdiği gayret için sayın bakanımıza çok teşekkür ediyoruz.
- Doğal kaynak açısından ülkemizdeki potansiyel, dünyada sayılı ülkede var.
- Hidroelektrik potansiyelimiz var.
- Rüzgar enerjisi potansiyelimiz var.
- Güneş enerjisi potansiyeli var.
- Jeotermal enerji potansiyelimiz var.
- Peki bu potansiyeli yeteri kadar kullanabiliyor muyuz? Hayır.
Tüm bu potansiyalleri sonuna kadar kullanmak zorundayız.
Petrol kaynaklarımız çok kısıtlı. O yüzden enerjide dışa bağımlılığı tamamen ortadan kaldıramayız. Ama sahip olduğumuz potansiyellerimizi maksimum düzeyde kullanmamız ve enerjide dışa bağımlılığı azaltmak elimizde. Türkiye'nin alternatif enerji kaynaklarını daha hızlı bir şekilde devreye alarak enerji maliyetlerinin düşürmesi gerekiyor. Ekonomimizin canlı olduğu yıllarda 45 milyar dolar civarında cari açık veriyoruz. Enerji ithalatı için ödediğimiz fatura da aynı miktarda oluşmaktadır. Orta ve uzun vadede enerji faturasını ve dolayısıyla cari açığı azaltmanın yolu içerden üretimi geliştirmektir. Burada nükleer enerji meselesine geliyoruz.

HES ve Nükleer için yapılan çalışmaları destekliyoruz
Ülkemizin uzun vadeli ekonomik büyümesi için nükleer enerjinin hayata geçmesi bir zorunluluk. Birden fazla sayıda santral ve birden fazla sayıda ülke ile işbirliği içinde nükleer enerji meselesinde yol almalıyız.
Hem temiz enerji isteyip hem de HES'lere karşı olmayı da anlamıyoruz. Hem nükleer enerji hem de HES'ler konusunda çevreci grupların konuyu istismar ve provoke etmesini anlayamıyoruz. Türkiye'nin elektrik enerjisi üretiminde % 55 ‘le doğalgaza bağlı olması son derece tehlikelidir. Doğalgazın tamamı ithal ediliyor.
Biz TİM olarak, tüm ihracatçılar adına, HES ve Nükleer enerji konusunda yapılan çalışmaları sonuna kadar destekliyoruz. Kaldı ki, Fransa'da 59, Almanya'da 17 nükleer santral var. Dünyada da 438 tane nükleer santral var. Enerji meselesini içerden çözmek zorundayız. Çünkü hammaddeyi dışarıdan alarak, enerjiyi dışarıdan alarak orta teknolojilerde üretim ve ihracat yapmamız mümkün değil.
İhracatımızın taşıyıcı kolonları aynı zamanda yoğun enerji kullanan sektörler. Buradaki yapı dönüşüyor, ama transformasyon akşamdan sabaha olmuyor. Bu sektörlerimizin enerji yoğunluğu daha uzun bir süre devam edecek. Nükleer enerji bir çözüm olarak karşımızda duruyor.
Kısa vadeli olarak ihracatçılarımızın enerji sektörü ile taleplerini paylaşmak istiyorum. İki ay önce sizi ziyaret ettiğimizde ifade ettiğimiz gibi sektörlerimizin enerji yoğunlukları değişkenlik gösteriyor. Yıl sonunda biten Yatırım Teşvik Yasası ile ilgili önerilerimizi hazırladık.
Enerji yoğun sektörlerde enerji desteği, işçilik yoğun sektörlerde de işçilik desteği istiyoruz. Hazır giyim sektöründe enerjinin maliyet içindeki oranı son derece sınırlı iken metal ana sanayi ve toprak ürünlerinde enerji önemli maliyet oluşturuyor.
Hazırladığımız çalışmayı da size takdim edeceğiz. Enerji maliyetleri hayli yüksek sektörler var. Örneğin çimento ve toprak ürünleri sektöründe enerji maliyetlerinin tüm maliyetlere oranı yüzde 25, madencilik sektöründe yüzde 23, zeytin ve zeytinyağında yüzde 16, otomotivde yüzde 12. Diğer sektörlerde de yüzde 10 civarında seyrediyor. Dolayısıyla maliyet olarak ciddi bir kalem.
Burada yapılacak her türlü rahatlatma, bize pozitif olarak yansır."

YAPILMASI GEREKENLER

- Petrol, doğalgaz ve elektrik tarifeleri/fiyatları içinde yer alan akaryakıt tüketim vergisi, özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi oranlarının düşürülmesi gerekir.
- Elektrik enerjisi üzerindeki % 2 TRT, % 1 BTV ve % 1 ETV vergileri gibi her türlü fon ve kesintiler kaldırılmalıdır.
- Hafta sonu ve bayram tatilleri, eskiden olduğu gibi gece tarifesi uygulamasına tabi tutulmalıdır.
- Yaz aylarında havanın geç kararmasından dolayı, puantaj saati uygulaması, 20:00-22:00 saatleri arasına indirilerek, 2 saate düşürülmelidir.
- Bireysel tüketici ile sanayiciye uygulanan elektrik enerjisi fiyatı farklı olmalıdır.
- İhracatçıların kullandığı enerji üzerinden ÖTV ödenmemelidir. Dahilde işleme rejiminde olduğu gibi vergiden muaf olmalıdır.
- Son bir konuya daha değinmek istiyorum. Tabii kaynaklar sizin bakanlığınıza bağlı. Ülkemizin hammadde tedarik stratejisi olmadan sanayi üretiminin ve ihracatının olması mümkün değil. Uygulanabilir bir stratejinin geliştirilmesini bekliyoruz.
- Ayrıca madencilik sektörümüze verilecek teşviklerde bölge ayrımı olmadan 4. bölge gibi değerlendirilmelidir. Madenin bir yerden başka bir yere taşınıp işlenmesi ekonomik olamamaktadır."

PAYLAŞ