Dünya Bankası, “Türkiye Ülke Ekonomik Memorandumu (CEM): Yüksek Gelir için Ticareti Arttırmak” raporunu tanıttı


Dünya Bankası, Ankara'da Ekonomi Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı ile ortaklaşa gerçekleştirilen bir konferansta "Türkiye Ülke Ekonomik Memorandumu (CEM): Yüksek Gelir için Ticareti Arttırmak” başlıklı yeni raporunu tanıttı.

Raporda, Dünya Bankası'nın Uluslararası Ticaret Bölümü tarafından geliştirilen Ticaret Rekabet Gücü Tanılama (TCD) araç kitine dayalı olarak Türkiye'nin ticaret performansı analiz ediliyor.

Analizde, geçtiğimiz on yılda Türkiye'nin ihracat sepetinde orta teknolojili ve daha sofistike ürünlere geçiş ve ihracat kalitesinin yükseltilmesi sayesinde ihracat rekabet gücünü arttırdığı teyit ediliyor. Ancak 2023 ihracat hedeflerine ulaşabilmek için Türkiye'nin yüksek teknolojili ürünlere yönelmesi, küresel talepteki değişimlerden yararlanabilmek için küresel değer zincirlerinin daha yüksek seviyelerine çıkması ve diğer düşük maliyetli üreticiler ile artan rekabeti göğüslemesi gerekiyor.


TİM Başkanı Mehmet BÜYÜKEKŞİ
Raporun tanıtım toplantısında bir konuşma yapan Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi de şunları söyledi:
Dünya Bankası Türkiye Ofisi tarafından hazırlanan bu rapor, Türkiye'nin ihracat atılımını ve gelecek vizyonunu göstermesi açısından oldukça önemli.  Biz de 12 Mayıs'ta TİM olarak hazırladığımız 2013 Ekonomi ve Dış Ticaret Raporunu yayınladık.

Benzer tüm çalışmalar 2023 hedeflerimize ulaşmada bizlere ışık tutuyor. Bu vesileyle bu önemli raporun hazırlanmasında emeği geçen başta Dünya Bankası ekibi olmak üzere herkese çok teşekkür ediyorum. 
Dünya Bankasının da detaylı ve titiz bir çalışma ile ortaya koyduğu gibi; ülkemizin ihracatta son 10 yılda büyük bir atılım yaptığını görüyoruz. İhracatta rekabet gücümüzü artırdık, Dünya ticaretinden aldığımız pay  binde 83'e yükseldi.

İhracat atılımında bu başarıyı hem pazar hem ürün portföyümüzü çeşitlendirmeye borçluyuz. Bugün ulaştığımız noktada adım atılmadık, mal satmadık ülke bırakmadık. Bu dönemde Avrupa Birliği en önemli ihracat partnerimiz olmayı sürdürdü. Bunun yanında özellikle Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Asya ülkelerine ihracatımızı artırdık. Burada AB ülkelerine olan ihracattan kazanılmış deneyim ve AB standartları önemli oldu. Türkiye'nin MENA bölgesine ihracatında başı çeken firmalar AB bölgesinde ihracat deneyimi kazanmış şirketlerdir.  Orta teknolojili ürünlerin ihracattaki payını yükselttik.

60 bin ihracatçının temsilcisi, Türkiye İhracatçılar Meclisi olarak, ulaştığımız bu noktanın önemli olduğunu ancak bundan sonra yüksek teknolojiye dayalı ürün ihracatında da ihracatçımızın atılım yapacağına inanıyoruz. Raporun işaret ettiği gibi bir çok alanda başarı kazandık ancak yolumuz hala önemli güçlüklerimiz de var. 

2000'li yılların başına kadar ucuz iş gücüne dayalı ve belli sektörlerde yoğunlaşmış ihracattan sermaye yoğun orta teknolojili sektörlere geldik. Bu dönüşüm şüphesiz büyük bir fark yarattı. Buradan da bir sonraki büyük dönüşüme giderken dört alanın kritik olduğunu düşünüyoruz ve bu alanlarda faaliyetlerimizi yoğunlaştırıyoruz. Inovasyon, tasarım, Ar-Ge ve markalaşmaya odaklanıyoruz. 





Raporda bunun için doğrudan üretkenlik artışını hedefleyen çok yönlü bir yaklaşımın gerektiği belirtiliyor ve (i) politikaların, ileri teknolojinin ve küresel üretim ağları ile entegrasyonun kilit bir aracı olan Yabancı Doğrudan Yatırımın (YDY) daha fazla çekilmesi üzerinde odaklandırılması, (ii) işletmelerde Ar-GE yatırımlarının arttırılması ve araştırmalar ile iş uygulamaları arasındaki bağlantıların güçlendirilmesi gibi yollarla yenilikçiliğin teşvik edilmesi; (iii) hem mevcut işgücünün hem de işgücüne yeni katılacak olanların becerilerinin daha üst düzeye çıkarılması ve (iv) dinamik KOBİ sektörünün potansiyelinin açığa çıkarılması amacıyla uzun vadeli finansmana erişimin arttırılması ve sermaye ve girişim sermayesi piyasalarının geliştirilmesi öneriliyor. Son olarak, hizmetler sektörünü daha rekabetçi hale getirecek düzenleyici reformların sadece hizmetler sektörünün ihracatını arttırmakla kalmayacağı aynı zamanda mal ihracatında rekabetçiliğe katkıda bulunacağı ifade ediliyor.


Bakan Zeybekci: Büyüme bu yıl daha iyi olacak

Toplantıda bir konuşma yapan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, '2014 yılı ilk çeyreği, hatta 2. çeyreğinde Türkiye'nin büyümesinin 2013 yılının son çeyreğinden daha iyi olacağını bekliyoruz' dedi.

Zeybekci, Dünya Bankası ve Hazine Müsteşarlığınca düzenlenen Yüksek Gelir Statüsüne Geçişte Dış Ticaretin Rolü Türkiye Ülke Ekonomik Raporunun tanıtım toplantısında, Türkiye'nin ihracata dayalı büyüme açısından önemli örneklerden olduğunu söyledi.

Dönemin başbakanlarından Turgut Özal'ın ihracat yaparak, dünyaya açılarak Türkiye'nin zenginleşebileceğini söylediğini hatırlatan Zeybekci, Dünya Bankasının yakın zamanda açıklanan raporuna göre, Türkiye'nin satın alma paritesine göre dünyanın 15. büyük ekonomisi haline geldiğini ifade etti.

Türkiye'nin son 10 yılda ortalama yüzde 5,1 büyüdüğünü dile getiren Zeybekci, kapasite kullanım oranının bu yılın ilk çeyreğinde geçen yılın son çeyreğine göre yüzde 5,5 civarında arttığını kaydetti.

Aynı dönemde elektrik tüketiminin de artış gösterdiğini belirten Zeybekci, Üretimin içinden gelen birisi olarak şunu söyleyebilirim. Kapasite kullanım oranlarının ve elektrik tüketiminin bu şekilde arttığı bir ortamda, 2014 yılı ilk çeyreği, hatta 2. çeyreğinde Türkiye'nin büyümesinin 2013 yılının son çeyreğinden daha iyi olacağını bekliyoruz diye konuştu.

Zeybekçi, son 10-11 yılda yüzde 15'lik ihracat artışına imza atan Türkiye'nin bu yıl ihracatını yüzde 10 artırması halinde bunun büyümeye etkisinin yüzde 2,5 olacağını bildirdi.

Türkiye'nin ihracatının yüzde 10 artmasının, fiyatlar aynı kalmak şartıyla üretimin yüzde 10 artması ve istihdam ile refah seviyesinin de yükselmesi anlamına geleceğini anlatan Zeybekci, bu durumunun tüketimi ve dolayısıyla yatırımları artıracağını kaydetti.

İhracatta, zenginleşmede, dünya liginde üst sıralara tırmanmak için ray değişikliğine ihtiyaç duyulduğunu belirten Zeybekci, Biz 152 milyar dolarlık ihracat seviyesine ham madde kaynaklarını, enerji kaynaklarını, tüketim alışkanlıklarını ve ağlarını başkalarının kontrol ettiği fason üretimle geldik değerlendirmesinde bulundu.

Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Martin Raiser raporun tanıtımı için düzenlenen toplantıda şunları belirtti: "Ticaret, yüksek gelire geçişin kilit itici güçlerinden birisidir. Rapor, ihracatta rekabet gücünün sürdürülebilirliği için, Türkiye'nin fiziksel, beşeri ve kurumsal varlıklarının arttırılmasına yönelik yatay politikaların kilit öneme sahip olduğunu ortaya koyuyor.”
 
 
 
PAYLAŞ